Gönderen Konu: Tavşan Yetiştiriciliği  (Okunma sayısı 61623 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Tavşan Yetiştiriciliği
« : Mayıs 10, 2010, 04:06:26 ÖS »
TAVŞAN  BESLEMEK
İlk Genel Bilgiler



Tavşan beslemek istiyorsa nız ve etrafınızda doğal kırlık, çayırlık alan varsa, onlara sağlıklı bir ortam yaratmak için en önemli koşula sahipsini z demektir.
Zira tavşanlar çeşit çeşit şifalı otlar, yabani bitkiler, kökler, yemişler, meyveler ve ağaç dalları yerler ve bunu yaparken, hangi bitkiden, ne kadar, hangi oranda yiyecekle rini iyi bilirler ve seçerek beslenirl er.



Böylece inanılmaz sağlıklı beslenmiş olurlar. Ve etleri de daha lezzetli ve sağlıklı olur. Üstelik de beslenmel erini büyük ölçüde bedavaya getirmiş olursunuz . (Tabi yine de arada sebze meyve havuç ve hatta kurutulmuş otlar filan muhakkak sunulmalı.) Dolayısıyla her sabah ve akşam, elinizde bir baçıvan makasıyla bu kırlıklara çıkıp sepet dolusu ot biçip tavşanlarınızın önüne koymanız gerekmekt e.





Zehirli otlar için sizin endişe etmenize gerek yok, zira tavşanlar olağanüstü koku alma yetenekle riyle zehirli bitkileri çok kolay ayırdedip kenarda bırakıyorlar.
Ama etrafınızda kırlık çayırlık bir alan yoksa, onlara her gün, bir sabah bir de akşam olmak üzere, en az 15 çeşit sebze ve otlardan ve biraz da meyveden oluşan büyük bir tabak hazırlamalısınız.



Kışın ise, yazdan hazırladığınız, kırlardan fazladan biçtiğiniz ve kuruttuğunuz otları ve kış mevsimine özgü bulabildiğiniz taze sebze ve otlardan/salatalardan oluşan bir tabak hazırlayıp verebilir siniz. Ancak tavşanlar kışın da dışarda gezinip, kurumuş yaprak ve dal kemirmeyi severler.



Tavşan beslenmes inde dikkat edilecek diğer bir nokta da, onların sindirim mekanizma sının bizden farklı çalıştığıdır, şöyle ki; biz insanlar bir şey yediğimizde mideye iner, oradan bağırsağa iner, bağırsaklarımız da kas hareketle riyle, dışkılanma noktasına kadar itekler maddeleri . Ancak tavşanda öyle olmuyor. Tavşanlar yedikleri gıdanın itilebilm esi için, yeniden bir şeyler yemeleri gerekiyor . Sonradan yenilen besin, daha önce yenilmiş olan besini ileri itiyor. Bu yüzden tavşanların kısa aralıklarla devamlı beslenmel eri gerekmekt e. Ve bu yüzden de önlerinde daima yiyecek bir şeyler olmak zorunda.
Şimdi çok önemli bir bilgi vereceğim: ASLA ama asla onlara piyasada sunulan hazır yemlerden vermemeli siniz, ASLA!!!
Tavşanların sindirim sistemi çok çok hassastır, mideleri zar gibi incedir, dolayısıyla piyasada sunulan yemler, mide ve bağırsak sistemler ine büyük zararlar vermekte!!! Size firmalar ne söylerse söylesinler, katiyyen inanmayın ve o suni yemlerden uzak durun lütfen, o sevimli canlıların hatrına.
Tavşanları doğru beslemek konusunda, ayrıntılı bilgiler vereceğim.

Tavşanın barınma hadisesin e gelince, o konu da çok önemli.
Tavşanlar muhakkak gruplar halinde yaşarlar. Birbirler iyle iletişim kurmayı seven son derece sosyal hayvanlar dır. Üstelik temizliğe ve hiç kokmamaya da önem veren hayvanlar oldukları için, birbirler ine yardım ederek temizleni rler.
Yaşayacakları alan ise, bir erkek + iki üç dişi (ve sonradan gelecek yavruları) için en az, ama en az 4 x 6 metre çayırlık alan olmak zorunda (mümkünse daha da geniş), etrafı da, yere en az 60 cm derine inen kuvvetli bir tel örgü olmalı. (Derine inen kuvvetli tel örgü, tavşanların kaçmasını önleyeceği gibi, tilki, sansar, kedi, köpek gibi, tavşanlar için tehlikeli hayvanların da içeri girmesini engelleye cektir.)
Bu alan içersinde bir evleri, o evin içinde de her biri için ayrı ayrı uyku kutusu olmalıdır. Bunu sağladığınızda, kendileri ne mağara kazma ihtiyacı hissetmez ler.



Evin içinde yere bol miktarda saman ve kuru otlar serilmeli ve evin yakınında da bunlar bulunduru lmalıdır. Dişi tavşan gebe kaldığında yavruları için yuva yapmaya başlar ve bunun için o saman ve kurutulmuş otlara ihtiyacı vardır. (Talaş olayının tavşanlar için hiç uygun olmadığı yazılıdır yabancı sitelerde)
Çayırlık alanda ise yer yer çalılar, altına sığınabilecekleri köprümsü cisimler ya da içi boş ağaç kütükleri olmalıdır. Zira tavşanlar çok ürkek hayvanlar dır ve varlıklarını saklanma ve kaçma yetenekle ri sayesinde sürdürebilmişlerdir.



Dolayısıyla en ufak bir tehlike sezdikler inde içine sığınabilecekleri ve giriş+çıkışı olan tünelimsi cisimleri n yaşam alanlarında bulunduru lması zorunludu r.
Tavşanlar muhakkak rahatça koşup zıplayabilmeliler sağlıkları için. Özellikle kışın bu, vücut ısılarını koruyabil meleri için çok gerekli. Ama diğer zamanlard a da, grup ortamında, grup üyelerinin çatışma halinde birbirler ine yol verebilme leri açısından, geniş bir kaçış alanı çok gerekli.



Buna ilaveten bir tane de toprak havuzu oluşturursanız, hep yalnızca orayı kazırlar, toprak kazıma ihtiyaçlarını orada giderirle r. Bu toprak havuzu ve evin de dahil olduğu bir kısım alanın üzerinde, yağmura karşı şeffaf bir ondulin çatı, çamurlanmayı engelleme k için faydalı olur.



Tavşanlar normalde öğlen uyurlar; sabahın ve akşamın alacakara nlığı ise, en aktif oldukları zaman dilimleri dir. O yüzden en güzeli, hayvanları evlerine girmek konusunda zorlamama k ve tel örgünün üstünü de telle kapatıp güvenliklerini en iyi şekilde sağlamak olur.

Genel olarak, hayvanların sağlığı ile ilgili başınız ağrısın istemiyor sanız, en başta yukarda sayılan olanakları sağlamanız gerekiyor . Öbür türlü bu ürkek ama neşeli, hareketli hayvanlar için, cehennem azabından başka bir şey değil; ki bunu o masum hayvanlar hiç haketmiyo rlar ve neticede sağlıklarını kaybediyo rlar.

Beslenme ve barınakla ilgili daha detaylı bilgilerd e görüşmek üzere.
« Son Düzenleme: Ocak 10, 2011, 06:10:38 ÖS Gönderen: Nadide Türk »

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #1 : Mayıs 10, 2010, 07:25:57 ÖS »
Tavşan ve Beslenme

Serbest olarak kırlarda yaşayan tavşanların temel besin maddesi, kırlarda yetişen otlar, yabani bitkiler, şifalı otlar, çiçekler, kökler, ağaç dalları, yaprakları, yemişler ve tek tük meyvelerd ir. Ancak tavşanlar, komşunun bahçesine dadanıp, salata, marul, havuç, ıspanak, lahana ve karnabaha r gibi sebzeleri de yemeye bayılırlar.
Tavşanların beslenmes indeki anahtar sözcük “seçiciliktir”.



Tavşanlar seçerek beslenirl er. Yani, her tavşan kendi sağlığı ve o andaki ihtiyaçları için hangi bitkiden, ne kadar ve ne oranda yemesi gerektiğini iyi bilir. Rahatsızlandıklarında hangi şifalı otları yiyip iyileşeceklerini çok iyi bilirler. Bunu akılda tutmak çok önemli.



Bu yüzden tavşan beslediğinizde, önüne her tür gıdadan bol bol bırakmalısınız ve sabah bıraktığınız besinler akşama muhakkak artmalı. O artan gıdaların neler olduğuna bakıp, onlardan bir dahaki sefer daha az vermelisi niz ama asla onları da bitirmele ri için zorlamama lısınız, yeni ve taze yiyecekle r koymalısınız önlerine.



Artan besinler, eğer mesela kırlardan topladığınız bitkilerd en ise, muhtemele n zehirli veya onlar için o an yararsız olabilirl er. O yüzden asla tabaklarını tamamen bitirmele rini beklememe lisiniz. Tavşanların beslenmes indeki seçicilik olayı budur ve bu onları sağlıklı ve canlı kılar.

Temel Besin Maddeleri:

1 – Kırlardaki Yabani Otlar/Bitkiler  (sınırsız)
2 – Sebzeler/Salatalar/Otlar  (sınırsız)
3 – Meyve  (kısıtlı miktarlar da)
4 – Kurutulmuş Otlar/Yapraklar  (sınırsız)
5 – Ağaç dalları ve Yapraklar  (sınırsız)
6 – Tohum ve Tahıllar  (kısıtlı miktarlar da)
7 – Kurutulmuş Sebze ve Meyveler  (kısıtlı miktarlar da)
8 – Su

Yukarıda saydığımız temel besin maddeleri nin bir kısmı sınırsız, bir kısmı da oldukça kısıtlı miktarlar da verilmeli dir.

1 – Kırlardaki Yabani Otlar/Bitkiler
Kırlarda bir metre karede, ortalama elli çeşit yabani ot/çiçek/bitki yetişmektedir. Tavşanlar bunlardan kendileri için gerekli olanları seçerek, uygun miktarda yerler. Bunlar onların en temel besin maddeleri dir. Eğer tavşan yetiştirdiğiniz yerin yakınında temiz bir kırlık alan varsa, sabah akşam çıkıp taze taze bunlardan kesip/yolup taşanlarınıza sunmanız, hem en sağlıklı şekilde beslenmel erini sağlar, hem de tavşan yetiştiriciliğini bedavaya getirir. 4. maddede bahsettiğimiz kurutulmuş otlar, işte bu kırlardan toplayıp kurutacağınız otlardır ve bunlardan da, tavşanların salmalarında devamlı bulundurm anızda fayda var ki, es kaza yemleri erken bittiğinde, yiyecekle ri başka bir çeşit daha olsun.
Tavşanların en sevdiği bitkilere örnekler:











Kırlardan ot/bitki toplarken dikkat edeceğiniz hususlar; oto yola yakın yerden toplamıyoruz, ağaç veya duvar diplerind en toplamıyoruz (köpek işemiş olabilir), sanayi ya da fabrika olan yerlerden de toplamıyoruz.
Eğer sabah akşam ot toplamaya çıkacak haliniz yoksa, sabahleyi n fazla fazla toplayıp, bir kısmını buz dolabında muhafaza edebilirs iniz.
Avusturya da teşvik edilen programda tavşanların, içinde barınaklarıyla birlikte, altıgen bir ana-salması var ve buna bağlantılı olarak, iki günde bir yer değiştirilen bir portatif salmada kendileri otluyorla r. Portatif salma iki günde bir altıgen ana-salmanın etrafında, papatya çizer gibi yer değiştiriyor. Akşam vakti de tavşanlar, üst kısmı da tel örgülü ve daha sağlam olan ana salmaya kapatılıyorlar. Bu şekilde tavşanlar sınırsız taze kır otlarıyla beslenme imkanı buluyorla r.

2 – Sebzeler/Salatalar/Otlar
Kırlık bir alanımız yoksa ya da yeterli değilse, tavşanlarımızı insanların yediği bazı taze sebzeler, salata malzemele ri ve otlarla da besleyebi liriz. Şu durumda bunları kendimiz yetiştiştiriyorsak çok daha sağlıklı ve ucuz olur.
Dikkat edeceğimiz nokta, satın aldığımız malzemele ri çok çok iyi yıkamamız gerektiğidir. Zira tarım ürünleri çoğunlukla ilaçlanmakta ve gübrelenmektedir. Gerekirse dış kabuklar kullanılmamalıdır.
Tavşanlarımıza sunabilec eğimiz sebzeler: salata, marul, kıvırcık, salatalık, ıspanak, kereviz sapı ve kereviz, havucun yeşilliği ve havuç, pazı, lahanalar, karnıbahar, brokoli, semizotu, dereotu, tere, roka, ebegümeci, ekşimen, rezene, mısır ve mısır yaprakları, turplar, pancarlar, maydonoz, aslandişi (sarı hindiba), maydonoz kökü, nane, papatya, fesleğen vsr.
Bu yukarda saydıklarımız, hiçbir işlemden geçirilmeden, sadece temiz yıkanıp fazla suyu akıtılarak büyük ağır bir tabak içinde tavşanlara sınırsız olarak sunulmalıdır.

3 – Meyve
Meyve hususunda dikkat edilecek noktalar:
Birincisi, meyveleri n mutlaka tam manasıyla olgunlaşmış olması gerekiyor .
İkincisi; yalnızca çok az miktarda verilmesi gerekiyor ve yine çok çok iyi yıkanarak.
Üçüncüsü, meyveyi asla tek başına değil, daima sebze tabağına katarak vermelisi niz.
Verebilec eğiniz meyve çeşitleri: Elma, armut, kaysı, muz, kuşburnu, kavun, karpuz, üzüm, kiraz, kivi, şeftali, mürdümeriği.


Kırlık otlar veremediğimiz tavşanlar için örnek sebze karışım tabakları:











Devamı gelecek.. .
« Son Düzenleme: Ocak 10, 2011, 06:38:51 ÖS Gönderen: Nadide Türk »

adem alkaner

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #2 : Mayıs 10, 2010, 09:12:53 ÖS »
öyle güzel sepet hazılamışsınızki benim tavşan olasım geldi :)  bir zamanlar bende tavşan beslerdim abartısız 1000 tane falan olmuştular komşulardan şikayetler geldi komşuların bahceleri nden hatta diger mahallede n dahi cıkıyordular bitirmek zorunda kaldık etleri cok güzel ve masrafı cok az yeri olan için süper bir besin kaynagı

İbrahim Sayma

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #3 : Mayıs 10, 2010, 10:05:33 ÖS »
Emeğinize sağlık Nadide Hanım. Sizden ve Bekir Boyalıklı abimizden etkilener ek bugün bir çift tavşan aldım. Çocuklar uçuyorlar şu an. yerlerini yaptıktan sonra fotolarını eklerim buraya inş.

erol_demirbağ

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #4 : Mayıs 11, 2010, 10:13:50 ÖÖ »
Paylaşım için teşekkürler, resimdeki de benim tavşanım

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #5 : Mayıs 11, 2010, 11:11:53 ÖÖ »
oy oyyiyy Allahım o ne sevimlili ktir öyle, ben bunu yerim  ;D daha doğrusu yemeye kıyamam, sadece biraz mıncıklar, azıcık da ısırırım  :D güle güle besleyin.


İbrahim Bey, siz de güle güle besleyin tavşanlarınızı.
Çocuklarınız eminim çok sevinmişlerdir.
Yalnız onlara lütfen anlatın; tavşanlar havaya kaldırılmayı, kucağa alınmayı hiç sevmezler .
Onlar, içgüdüsel olarak bir yırtıcı kuş tarafından kapılmış olma hissi yaşıyorlar, kaldırıldıklarında.
Onun yerine, tavşanın yanına yere oturup, elinde ufak bir havuçla yanına yaklaşsınlar, o zaman daha güvende hissederl er.

Tavşanlarla iletişim kurmak için yanlarına yere oturmak, hatta uzanır gibi yapmak ve sabırla onların yaklaşmasını beklemek, onları sessizce izlemek çok şey öğretecektir.

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #6 : Mayıs 11, 2010, 11:15:31 ÖÖ »
Bilgiler için teşekürler, Erol abi tavşanın çok güzelmiş aslanbaş diyolar sanırım, görünüm için besleniyo r? Bende biraz araştırma yapmıştım zamanında, müsadenizle paylaşıyorum.

Omer_Kilicoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #7 : Mayıs 11, 2010, 11:15:40 ÖÖ »
benim bile karnım acıktı desem yalan olmaz paylaşım süper elinize sağlık iş yerinde arkadaşlarla beraber okuduk onların bile ilgisini çekti.

Omer_Kilicoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #8 : Mayıs 11, 2010, 11:17:36 ÖÖ »
Erol abi tavşanın çok güzel miş tekmi yaşıyor .

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #9 : Mayıs 11, 2010, 11:19:17 ÖÖ »
TAVŞAN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN EKONOMİK ÖNEMİ

Dengeli beslenmen in önem kazandığı günümüz toplumund a doğal olarak hayvansal kaynaklı gıda maddeleri nin yeri tartışılmaz. Et üretiminde büyük ve küçük baş hayvan populasyo nunun arttırılma olanakları, meralarımız göz önünde tutulacak olursa sınırlıdır. Bu durumda et ihtiyacımızın karşılanmasında bir seçenek olarak evcil hayvan üretiminin büyük bir potansiye l olduğu açıkça görülmektedir. Tavşancılığın küçük evcil hayvan yetiştiriciliği içerisinde çok önemli bir yeri bulunmakt adır. Eti için yetiştirilen diğer hayvanlar la karşılaştırdığımızda tavşanın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: Bir tavşandan yılda 4-5 batın ve her batında ortalama 8 yavru alınabilmektedir. Bir yavru iyi bakım besleme sonucu 3 aylıkken kesime gelmekte ve 1200 - 1500 g arasında yenilebil ir et vermekted ir. Bir anaç tavşanın yılda ortalama 30-40 yavru verdiği ve her yavrunun 1200-1500 g geldiği düşünülecek olursa, bir yılda yaklaşık olarak 45-50 kg et üretilebilmektedir.

Evcil tavşan eti; beyaz, gevrek, kemik oranı düşük ve çok lezzetli bir ettir. Protein oranı yüksek (% 20-21 ), kalorisi (1749 kcal/kg ), yağ oranı (% 10-11 ) ve kolestero l miktarı (50 mg/kg ) diğer birçok etten düşük olan tavşan etinin pişirilmesi de son derece kolaydır. Tavşan etinden her çeşit yemek yapılabildiği gibi % 10 oranında karıştırılarak sucuk, sosis, salam olarak da değerlendirilmektedir.

Tavşanın beslenmes i de diğer hayvanlar a göre kolaydır. Yediği yem maddeleri ni kolayca ete çevirebilir. Bu hususta tavşanı ancak balıklar ve etlik piliçler geçebilmektedir. Tavşanlar sadece 2.5-3 kg yem yiyerek 1 kg et tutabilme ktedirler . Diğer evcil hayvanlar da 1 kg et için tüketilen yem miktarı daha fazladır. Bu miktar domuzlard a 6 kg, koyunlard a 9 kg, sığırlarda ise 10 kg civarındadır.

Tavşanın diğer önemli bir verim yönü de kürküdür. Birinci kalite tavşan kürkleri manto, etol, şapka gibi giysileri n yapımında kullanılır. Daha düşük kaliteli kürkler oyuncak, terlik yapımında yünü alınmış deriler ise yapıştırıcı ve yem sanayinde değerlendirilmektedir. Tavşan tüyü ya da yünü ise yüksek keçeleşme özelliği ve koyun yününe oranla 2 kat fazla ısı tutma kabiliyet iyle şapkacılıkta ısrarla aranmakta dır. Tavşan gübresi ise yüksek azot ve fosfor oranı ile iyi bir sebze gübresi olarak değerlendirilmektedir

TAVŞAN IRKLARI


Genellikl e tüylerinin uzun ya da kısa oluşuna, verim yönlerine ve vücut büyüklüklerine göre tavşan ırkları 3 şekilde sınıflandırılmaktadır.

A) Tüylerinin uzunluğuna göre

1- Normal tüylü tavşanlar (Havana, Alaska ).
2- Uzun tüylü tavşanlar (Ankara ve Tilki tavşanı ).
3- Kısa tüylü tavşanlar (Rex tavşanları ).

B) Verim yönlerine göre

1- Et tavşanları (Yeni Zelanda,Kaliforniya, Şinşilla).
2- Post tavşanları (Rex tavşanları ).
3- Yün tavşanları (Ankara ).

C) Vücut büyüklüklerine göre

1- Büyük boy tavşanlar (Alman Dev Alacası ).
2- Orta boy tavşanlar (Viyana, Yeni Zelanda ).
3- Küçük boy tavşanlar (Hollanda, Küçük Şinşilla ).

 
Tavşan yetiştiriciliğine başlamak isteyenle r, hangi ırklarla işe girişmeleri gerektiğine karar verebilme leri için tavşan ırkları konusunda genel bilgi sahibi olmaları gerekir. Ülkemizde yetiştirilen tavşan ırklarının sayısı 3-5 kadardır. Bu ırklardan en yaygın olanı Beyaz Yeni Zelanda tavşanıdır.

Yeni Zelanda Tavşanı

Amerika'da et yönünde geliştirilmiş bir ırktır. Beyaz ve kırmızı olmak üzere iki tipi vardır. Her ikisi de orta büyüklükteki ırklardandır. Beyaz Yeni Zelanda dünyada ve Türkiye'de yaygındır. Beyaz tip vücut büyüklüğü bakımından kırmızı tipe benzerlik gösterir. Beyaz tipte vücut yapısı daha sağlam, sırt ve butlarda kas gelişimi iyi, vücut dolgun, arka kısım geniş ve yuvarlaktır. Bacaklar kısa ve kuvvetli kemiklidi r. Baş geniş ve kısa olup vücutla iyi bir uyum gösterir. Kulaklar uzun değildir ve tüylüdür. Gözler kırmızı renklidir . Ergin canlı ağırlık erkeklerd e 4-5 kg, dişilerde 4.5-5.5 kg'dır. Postu istenen renge boyanabil ir ve et verimine uygundur.

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #10 : Mayıs 11, 2010, 11:32:03 ÖÖ »
Paylaşım için teşekkürler Yasin Bey,
ırklar ile ilgili bilgileri de böylece sizden tamamlamış olduk  ;)

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #11 : Mayıs 11, 2010, 11:33:52 ÖÖ »
BARINAKLAR

 Tavşanlardan gereği gibi yararlana bilmek ve yetiştirme amacı olan verimleri kaliteli ve bol miktarda alabilmek, onları uygun yerde barındırmakla mümkündür. Üretici hayvanlar a en az iş ve giderle en uygun bakım ve beslemeyi uygulayab ileceği barınak ve ekipmanla rı sağlamalıdır. Barınaklar elden geldiği kadar basit, ışık ve temiz havayı yeteri kadar alabilece k durumda fakat kuvvetli hava akımlarına, sert rüzgarlara ve gün ışığına engel olacak şekilde yapılmalıdır. Tavşanlık birkaç dönümlük bir arazi üzerine kurulabil ir. Drenajı iyi yapılmış bir arazi tercih edilmelid ir. Barınaklar, ekonomik şartlar göz önünde tutularak, iş kolaylığı sağlayacak şekilde planlanma lı; tavşanları rüzgar, yağmur, soğuk ve sıcaktan korumalı iyi bir havalandırma ve aydınlatma sağlayacak şekilde yapılmalıdır. Kurulacak tavşanlığın taban alanı tavşancılıkta kullanılacak kafesleri n kaç katlı olduğuna göre değişir. Taban alanı; tek katlı kafesler kullanıldığında 2-2.5 m2 / tavşan, iki katlı kafesler kullanıldığında 1.5-1.75 m2 / tavşan, üç katlı kafesler kullanıldığında ise 0.75-1 m2 / tavşan olarak hesaplanm alıdır. Pencere alanı, taban alanının % 4-5 i kadar olmalıdır.

Barınakta optimum sıcaklık 14 °C dir. Sıcaklık 10 °C nin altına düşmemeli 20 °C nin de üstüne çıkmamalı. Nisbi nem % 60-70 olmalı. Aydınlatma süresi 14 saat olup ışık yoğunluğu 1.5 watt / m2 olmalıdır. Barınaklarda 3.6 m3 / saat / kg canlı ağırlık ölçüsünde havalandırmanın sağlanması gereklidi r.

Kafesler:

Morant tarafından geliştirilmiş olan ve hayvanların otlamasına imkan sağlayan ve açık alanlarda kullanılabilecek kafes tipleri olduğu gibi, barınaklara yerleştirilebilecek tek, iki ya da üç katlı kafesler de bulunmakt adır. Kafes malzemesi nin galvanizl i telden olması iyi sonuç vermekted ir. En iyisi iki katlı kafesleri n kullanılmasıdır. Tek katlı kafesler kullanıldığında boyutları aşağıdaki gibi olmalıdır. Çok katlı kafesleri n arka kısmı 20 cm kadar kısa olmalı, yemlik ve suluklar kafes dışına monte edilmelid ir.
                    uzunluk(cm) derinlik(cm)  yükseklik(cm)
Büyük ırklar :  180                75                  60
Orta ırklar   :  120                75                  60
Küçük ırklar :   90                 75                  60

Gereçler:

Tavşanlıkta bulunduru lması istenen çeşitli gereçler vardır. Bunların en önemlileri: Doğum kutuları, yemlikler, suluklar, dezenfeks iyon için alev aygıtı, kesim için bayıltma aleti, numaralam a için tetavir aygıtı, numaralam a kutusu, yem taşıma arabası, tavşan taşıma kafesleri vb.


a) Doğum Kutuları:

Damızlık dişilerin yarısı kadar doğum kafesi bulunduru lmalıdır. Gebe dişiler doğuma 3-4 gün kala doğum kutusuna alınır. Doğum kutusu için en uygun olarak 25 x 30 x 45 ölçülerinde ve uzun yan yüzlerinden birinde 12-15 cm çapında yuvarlak pencere bulunan dikdörtgen prizması şeklindeki bir kutu önerilebilir. Doğum kutusunun üzeri açılabilir kapaklı olmalı. Pencere yavrunun ve dişinin girip çıkabileceği şekilde sürgülü kapaklı ve tabandan 5 cm yukarda olmalıdır.

b) Yemlikler:
Kafesin şekline uygun ve galvanize saçtan yapılmış, yeterli büyüklükte otomatik ve yarı otomatik yemlikler kullanılır. Yemlikler dışarıdan kafeslere takılıp çıkarılabilir, 10 x 25 x 35 cm ebatlarında dikdörtgen prizması şeklinde olabilir. Tavşanın yem yemesi için 12 x 12 cm boyutlarında bir açıklık bırakılır.

c) Suluklar:
Otomatik emzik tipi suluklar kullanılabildiği gibi 10 cm derinlikt e, 20 cm çapında yarım galonluk silindir biçimindeki cam ya da galvanizl i saçtan yapılmış suluklar kullanılabilir.

d) Numaralam a gereçleri:
Bunlar numaralam a kutusu, tetavir aygıtı, pens ve tetavir boyalarıdır. Numaralam a kulağa yapılır.

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #12 : Mayıs 11, 2010, 11:37:29 ÖÖ »
YETİŞTİRME İŞLERİ

Yabanıl tavşanlarda döl verimi ilkbahar ve yazın yüksektir. Sonbahar ve kışın çok düşüktür. Evcil tavşanlardan optimum çevre şartlarının sağlanması durumunda senenin herhangi bir ayında yavru alınabilir. Tavşanlarda gebelik süresi 31-32 gün, emzirme süresini de 6 hafta olarak düşünürsek bir dişinin normal şartlarda 4-5 doğum yapması uygundur. Fazlası dişiyi yıpratır ve damızlıktan erken çıkmasına sebep olur. Verimliliğin arttırılması için yetiştirme işlerinin titizlikl e takip edilmesi gereklidi r.

a) Kızgınlık:
Kızgınlık gösteren dişi tavşanda bazen vulva şişer, kan akımı ile kızarır ve nemlenir. Kızgın dişi huysuz olur. Tavşanlarda cinsel aktivite düzenli olmadığından kızgınlık tam olarak anlaşılamaz. Dişi gebe olduğu halde erkeği kabul edebileceği gibi kızgın iken de reddedebi lir.

 
b) Çiftleşme:
Dişi ve erkek tavşanların ilk çiftleşme yaşı ırka ve bireysel gelişmeye bağlı olarak değişir. Küçük ırklar daha hızlı geliştiğinden ağır ve orta ırklardan daha erken yaşlarda cinsel olgunluğa erişirler. Ortalama çiftleşme yaşları, küçük ırklarda 5-6; orta ırklarda 7; büyük ırklarda ise 9-12 aydır. Ortalama olgun canlı ağırlığın % 75 ine ulaştıklarında ilk çiftleşmeler yapılabilir.

c) Gebelik:
Gebelik için bir aşım yeterlidi r. Gebelik süresi 31-32 gündür. Yirmi dokuz güne inebildiği gibi 35 güne de çıkabilir. Gebelik süresi uzadığında iri ve ölü yavru sayısı artabilir . Gebeliği etkileyen faktörler: kısırlık, aşırı yaşlılık ya da gençlik, zayıf fiziksel yapı, yalancı gebelik, incinmele r ve hastalıklardır. Dişi tavşanın gebe olup olmadığını anlamak için onu yeniden erkek tavşan kafesine götürerek bir kontrol çiftleştirmesi yapmak uygun değildir. Tavşan sırt üstü yatırılıp ürkütmeden karnının arka bölgesinde uterus palpe edilip yavruların varlığı belirlene bilir (14. günden sonra ).

 d) Doğum:
Çiftleşmeden 27 gün sonra tavşan doğum kutusuna alınır. Kutuya bir miktar iyi kalitede kuru ot konur. Tavşan karın tüylerini kopararak kutuda bir yavru yuvası yapar ve doğumunu gerçekleştirir. Normal doğum 30 dakikada gerçekleşir.

e) Yavruların Bakımı:
Doğumdan bir gün sonra ölü ve zayıf yavrular ayrılır. Yavruların beslenme ve sağlık durumu izlenir. Bir tavşan ortalama bir doğumda 6-8 yavru verir. İyi bir ana 8 veya daha fazla yavruyu büyütebilir ve yavrularını 6-8 hafta emzirir. Bir önceki doğumdan ananın kaç tane yavruya bakabilec eği biliniyor sa bu sayıda yavru yanında bırakılır. Anaları doğumda ölen yavrular ya da değerli ve fazla olan yavrular, aynı zamanda doğum yapmış bir anaya verilebil ir. Bu uygulamay a "yavru dengeleme si" denir.

f) Kanibaliz m:
Anaların gebelik sırasında ve doğumdan sonra yetersiz beslenmes i, korkutulm ası, kalıtsal nedenlerl e yavrularını yemesidir . Böyle analar damızlıktan çıkarılmalıdır.

g) Cinsiyet tayini:
Sütten kesimden sonra erkek ve dişiler ayrı tutulmalı. Üreme organının çıkış deliği dişilerde uzunluğuna bir yarık biçiminde, erkeklerd e ise yuvarlaktır ve bastırıldığında erkek üreme organı bir çıkıntı şeklinde ortaya çıkar.

h) Tavşanların Tutulması:
Tavşanlar sağ el omuz derisinde n, sol el arka taraf altından tutularak taşınır.

TAVŞAN ETİNİN KOMPOZİSYONU

Yüz gram tavşan etinde 160 kcal enerji, 70 g su, 21 g ham protein, 8 g ham yağ, 1 g ham kül, 20 mg kalsiyum, 350 mg fosfor, 300 mg potasyum, 40 mg sodyum, 1.5 mg demir, 0.1 mg B1 , 0.05 mg B2, 0.45 mg B6, 13 mg nikotinik asit, 0.8 mg kalsiyum pentotena t bulunmakt adır.

Prof.Dr. Şeref İNAL
Kaynak: http://veteriner.selcuk.edu.tr
« Son Düzenleme: Mayıs 11, 2010, 11:39:10 ÖÖ Gönderen: Yasin AKTAŞ »

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #13 : Mayıs 11, 2010, 11:53:16 ÖÖ »
Yasin Bey, bilgiler için teşekkürler, ama ben tavşanların kafeste tutulmasına kesinlikl e karşıyım, bu yöntem türün özelliklerine tamamen aykırıdır.

Ayrıca gebe tavşan, doğum yaklaşmadan önce, barınağın içine, yavruları için samandan ve kurutulmuş otlardan yuva yapar ve vakti geldiğinde doğurur.
Bunda sonra anne tavşan günde yalnızca bir defa, o da geceleri, emzirmek için yavrularının yanına gider. Doğrusu budur.
Ama doğum kutusunda ya da bir kafeste sürekli yavrularının yanında kalmak zorunda bırakılan anne tavşan, yavrularının sürekli emmesi yüzünden tükenir, helak olur. Bu da doğaya tamamen aykırıdır.

Burada bir parantez açmak istiyorum:
Benim şu ana kadar verdiğim ve verecek olduğum bilgiler, tavşanların doğadaki yaşam tarzlarına benzer, özdeş bir şekilde tutulup, organik olarak beslenmes ini savunan araştırmacılardan alınan bilgilerd ir.
Tavşanların sırtından nemalanma k isteyip, onları suni yemlerle, yaşam biçimlerine uymayacak daracık kafeslerd e çoğaltıp, cebini şişirmek isteyen sömürücülerin canı cehenneme!!!
Kapa parantez  >:(

Birazdan tavşan beslenmes ine devam edeceğim.

şafak korucu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #14 : Mayıs 11, 2010, 01:34:14 ÖS »
Nadide hanımm dedikleri nize eksiksiz katılıyorum biz hobiciyiz etini yiyemiyor uz kıyamadığımızdan tutsak gibi beslenmes i dahada kötü

Aykut_Aksan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #15 : Mayıs 11, 2010, 01:54:27 ÖS »
Bendede iki çift tavşan var,bir tanesi 3 gün önce yavrulamıştı dün anne tavşanı çalmışlar şimdi yavrulara annesiz kaldı.

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #16 : Mayıs 11, 2010, 02:06:08 ÖS »
Aykut Bey, yavrular için çok üzüldüm.
Nasıl bir vicdansız insan yavruları olan bir anne tavşanı yürütür?

Şimdi yapmanız gereken en iyisi kesinlikl e bir veteriner e sormaktır.
Ama veteriner e ulaşamıyorsanız, piyasada gaz yapmayan inek sütleri satılıyor onları biraz kaynatılmış su ile inceltip, bir iki de vitamin damlatıp yavrulara vermeyi deneyin ama biberonsu z içebilirler mi bilmiyoru m.
Yine de mutlaka bu arada bir veteriner e ulaşmaya çalışın, en faydalı bilgiyi o verecekti r.

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #17 : Mayıs 11, 2010, 02:26:12 ÖS »
Tavşan ve Beslenme (devam)

4 – Kurutulmuş Otlar/Yapraklar
Tavşanların beslenmes inde kurutulmuş ot ve kuruyup düşen ağaç yapraklarının da yeri vardır, şöyle ki: Tavşanınızı zaten kırlık alandan biçtiğiniz ya da kökleriyle yolduğunuz bitkilerl e beslemekt esinizdir . Bunlardan fazla fazla toplayıp ayrıca kurutmanız gerekmekt edir (uzun haliyle, hiç kırpılmadan). Bunun iki amacı vardır:
Birincisi, tavşanın salmasında daima “yedek gıda” olarak kurutulmuş ot bulunduru lmalıdır (yaz-kış) ve bunlar üçte ikisi bitirildiğinde yenilenme lidir (kalanlar zehirli ya da yararsız ot olabilir).
İkincisi, kışın kırlardan ot toplamak zorlaşabilir; dolayısıyla kış için hazırlık ve yedek yem olarak büyük önem taşır.



Bu kuru otlar, kuru bir yerde, sağlıklı bir şekilde saklanmalıdır. İyi kalite kurutulmuş ot, mis gibi kokar. Bayatlamış kuru ot ise ya hiç kokmaz ya da rutubet almışsa küf kokar ki bu çok zararlıdır.
Ayrıca yazın pazarlard a bol bol ve ucuz olarak, kendi salatalarımıza kattığımız otlardan da (maydonoz, nane, dereotu vsr.) alıp kurutabil ir ve tavşanların menüsünü zenginleştirebiliriz kış için.
Bu arada, Tavşanların barınak/evi içersine saman ve kuru ot serilmesi gerektiğini belirtmiştim; burada kastedile n kuru otlar, tabiki bahçelerdeki normal sade çimenlerin otları da olabilir (ama ilaçlanmamış olmak şartıyla).

5 – Ağaç Dalları ve Yapraklar
Kalın ağaç dallarının kabukları büyük bir zevkle kemirilir, daha ince dallar ise ot gibi yenilmekt e. Bu davranış, tavşanların dişlerinin bilenmesi ne yardımcı olduğu gibi, onlar için ayrıca eğlenceli bir meşgale olmakta.



Ağaç dallarını tüm yıl boyunca sınırsız olarak ve yapraklarıyla, sürgünleri ve hatta çiçekleriyle birlikte verebilir siniz.
Bunun için tüm meyve ağaçlarının budanan dalları, ayrıca huş ağacı, kayın ağacı, fındık dalları, gürgen dalları, akçaağaç, ıhlamur, böğürtlen çalıları, çam ağacının dalları uygundur.
Ancak bu ağaçların ilaçlanmamış olması gerekmekt e!

6 – Tohum ve Tahıllar
Tohumlar ve tahıllar, tavşanların normal şartlarda pek fazla yedikleri gıdalardan değildir. Bunlar ancak yaz biterken ve sonbahard a çok az miktarlar da verilmeli dir, kışa hazırlık için semirsinl er, diye. Bazen de emziren anneye ya da biraz büyümüş yavrulara birer tatlı kaşığı kadar verilebil ir. Tavşanlara söz konusu dönemde tahıl verecekse niz, başak halinde, doğada/tarlada bulunduğu şekliyle verin.




7 – Kurutulmuş Sebze ve Meyveler
Kurutulmuş sebze ve meyveleri hiç vermeseni z daha iyi. Zira özellikle kurutulmuş sebzeler mide suyuyla şişip, sindirim sistemini kupkuru bırakıp, zarar verebiliy or (bu konuda suni yemler bin beter). Özellikle sindirim sorunu olan tavşanlarınıza hiç vermeyin.
Kurutulmuş meyvenin ise şeker oranı çok yükseldiğinden ancak ender olarak diğer gıdalarla birlikte, çocuğunuzu sevindiri n hesabı, az bir miktar ödül olarak verilebil ir.

8 – Su
Tavşanın suyunu ağır ve kenarları içe bükülen bir toprak kapta vermeniz daha uygun. Bu kabı birkaç santim yükseğe koyarsanız zaten kirlenmey ecektir. Ve elbette ki her gün yıkayıp taze su koymak gerek.
Emme şişeleri gibi malzemele r hiç sağlıklı olmayıp çabuk mikroplan abiliyor.
Kışın çok ayazlarda, su donacağı için hiç değilse günde iki üç kere değiştirmek gerekir.



Tavşanlara verilebil ecek bütün gıda maddeleri ni inceledik ten sonra, bir tavşan salmasında daima bulunması elzem olan besin maddeleri ni sıralayacak olursak:

Kırlık otlar (sınırsız olarak) + Kurutulmuş Kırlık Otlar (sınırsız) + Su + Ağaç dalları (sınırsız)
+ arada bir Meyve/Sebze

Kırlık ot yok ise, elbette her gün taze olarak sunamazsınız, ancak haftada bir, ya da iki haftada bir, kırlık alanların bulunduğu yerlere gidip, bol miktarda biçip/yolup evde kurutmanızda ve kuru ot olarak salmada bulundurm anızda fayda var. Arasıra pikniğe filan gidiyorsu nuzdur, öyle değil mi?
Evet, kırlık taze ot yok ise şöyle bir menü olabilir:

En az 15 çeşit taze sebze/salata/ot/meyve + Kurutulmuş kırlık otlar (sınırsız) + Su + Ağaç dalları (sınırsız)

Bu yukardaki lere ilaveten, yaz biterken ve sonbahard a ya da gebe/emzikli annelere/büyüyen yavrulara çok az miktarda tahıl/tohum karışımları (tahılları başak halinde) verebilir siniz.

Ayrıyeten bir salmada bulunması gereken ve tavşanın sindirimi için gerekli şifalı otlar vardır. Bunları dikdörtgen saksılarda yetiştirip salmalarına koyabilir siniz. Bunlar en başta gerçek papatya, rezene, dereotu, maydonoz, civanperçemi, kekik, adaçayı, mercanköşk gibi sindirim sistemini rahatlata n, iyileştiren bitkilerd ir.



Tavşanlar doğal beslenirk en de zaman zaman sindirim problemle ri yaşayabilirler ve öyle zamanlard a gidip bu şifalı otlardan atıştırırlar.

Aykut_Aksan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #18 : Mayıs 11, 2010, 02:52:04 ÖS »
Bahsettig iniz sütten bulamadım fakat normal inek sütüne su katıp şırıngayla agızlarına veriyorum ....

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #19 : Mayıs 11, 2010, 02:54:13 ÖS »
Bu arada elinde yavru tavşanları olanlar beslemek konusunda çok dikkatli olmalı.
Yabancı sitelerde n biraz bilgi buldum ama çok yeterli değil.
Normalde en az iki ay anne tarafından emzirilme si gerektiği söyleniyor ve ondan sonra ancak anne yavaş yavaş taze otlar yemelerin i sağlıyormuş. Ancak kimisi en az iki ay sonra derken, kimisi daha sonra veya daha önce diyebiliy or. Yani kesin bir bilgi henüz bulamadım.

Bu arada Aykut Bey, bahsettiğim süt karışımını, eczaneden alacağınız plastik enjektör ile günün belirli saatlerin de azar azar verebilir siniz. Ama her gün aynı saatlerde olması gerekiyor ve miktarları üç günde bir artırmalısınız.
İşiniz çok zor Aykut Bey, çok az yavru bu şartlarda hayatta kalmayı başarabiliyormuş.
Gerekirse arada rezene çayı yapıp ılık ve sulandırılmış olarak içirin, midecikle rini rahatlata bilir. Ayrıca yavruları biraz sıcak tutmanız (yastık, battaniye vsr) gerekecek + baba da yavrularl a ilgilenme k isteyebil ir, ona bu olanağı sağlayın.

Daha önce de önerdiğim gibi bir veteriner e danışın muhakkak ve lütfen gelişmelerden bizi de haberdar edin.

Aykut_Aksan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #20 : Mayıs 11, 2010, 03:29:37 ÖS »
Nadide hanım veteriner in tavşanlar hakkında bilgisi yokmuş,ama yaşaması çok oldugunu söyledi ben elimden geldiginc e beslemeye çalışacagım.

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #21 : Mayıs 11, 2010, 03:54:57 ÖS »
Yasin Bey, bilgiler için teşekkürler, ama ben tavşanların kafeste tutulmasına kesinlikl e karşıyım, bu yöntem türün özelliklerine tamamen aykırıdır.
Ayrıca gebe tavşan, doğum yaklaşmadan önce, barınağın içine, yavruları için samandan ve kurutulmuş otlardan yuva yapar ve vakti geldiğinde doğurur.
Bunda sonra anne tavşan günde yalnızca bir defa, o da geceleri, emzirmek için yavrularının yanına gider. Doğrusu budur.
Ama doğum kutusunda ya da bir kafeste sürekli yavrularının yanında kalmak zorunda bırakılan anne tavşan, yavrularının sürekli emmesi yüzünden tükenir, helak olur. Bu da doğaya tamamen aykırıdır.
Burada bir parantez açmak istiyorum:
Benim şu ana kadar verdiğim ve verecek olduğum bilgiler, tavşanların doğadaki yaşam tarzlarına benzer, özdeş bir şekilde tutulup, organik olarak beslenmes ini savunan araştırmacılardan alınan bilgilerd ir.
Tavşanların sırtından nemalanma k isteyip, onları suni yemlerle, yaşam biçimlerine uymayacak daracık kafeslerd e çoğaltıp, cebini şişirmek isteyen sömürücülerin canı cehenneme!!!
Kapa parantez  >:(

Nadide hanımm dedikleri nize eksiksiz katılıyorum biz hobiciyiz etini yiyemiyor uz kıyamadığımızdan tutsak gibi beslenmes i dahada kötü

Öncelikle yazı benim değil, alıntı olduğu ve kaynağı alt kısımda yazılı.
Nadide hanımın fikrine saygı duyarım ama eti için üretim yapacaksa nız bu gereklidi r, ayrıca keklik, turaç, sülün vs bu türlerin hiçbiri kafes kuşu değildir. Şafak bey sizde keklikler i, bıldırcınları, bahçede salık beslersin iz sorun olmaz. Hatta imza toplayıp hayvanat bahçelerini bile kapattıraniliriz. Kimse kusura bakmasın ama kafeste üretim olmasaydı keklik, bıldırcın vb. türler bukadar çoğalamazdı NOKTA.....

serhat koymalı

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #22 : Mayıs 11, 2010, 04:27:26 ÖS »
Aykut bey yavrulara üzüldüm enjektörle beslemek çok zor oluyor. Zaten tüylenmemişler sürekli ele alırken beslerken ısı kaybı yaşayacaklar.Arkadaşımın anne tavşanı ölünce benim tavşanı süt anne yapmıştık bir araştırsanız yeni doğum yapmış  anne bulamazmısnız? En iyi çözüm süt anne.

Ali_askn

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #23 : Mayıs 11, 2010, 04:56:48 ÖS »
zamanında bagdaki bir komşumuzunda anne tavşanı doğumdan sonra ölmüştü süt anne olarak yaklaşık aynı zmanda doğuran bir kediyi kullanmışlardı kedi çok güzel sahiplenm işti yaruları.zaten kedilerin tavşanlarla çiftleştiğinide duymuştum ne kadar dogru olur bilmiyoru m ama belki dişi yavrulamış bir kedi bile bu öksüzleri büyütür.

Aykut_Aksan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #24 : Mayıs 11, 2010, 05:05:25 ÖS »
Arkadaşlar önerileriniz için sagolun,araştırıyorum yeni dogum yapmış tavşan umarım bulabilir im,malesef bir tanesi öldö 5 tane kaldılar.

Omer_Kilicoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #25 : Mayıs 11, 2010, 05:07:05 ÖS »
Aykut bey tatlımsı serum dextroz  karıştırın su yerine sütüne birde öyle deneyin.

Aykut_Aksan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #26 : Mayıs 11, 2010, 05:19:04 ÖS »
Tamam Ömer bey eczaneden alıp deneyeceg im...

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #27 : Mayıs 11, 2010, 05:40:41 ÖS »
Öncelikle yazı benim değil, alıntı olduğu ve kaynağı alt kısımda yazılı.
Nadide hanımın fikrine saygı duyarım ama eti için üretim yapacaksa nız bu gereklidi r, ayrıca keklik, turaç, sülün vs bu türlerin hiçbiri kafes kuşu değildir. Şafak bey sizde keklikler i, bıldırcınları, bahçede salık beslersin iz sorun olmaz. Hatta imza toplayıp hayvanat bahçelerini bile kapattıraniliriz. Kimse kusura bakmasın ama kafeste üretim olmasaydı keklik, bıldırcın vb. türler bukadar çoğalamazdı NOKTA.....

Yasin Bey, biz sizin şahsınızı suçlamıyoruz ama farkındaysanız, ben burada hayvan haklarına uygun, doğal koşullarda üretimi anlatıyorum, katkılarınızı lütfen buna göre yapınız.

Şimdilerde birçok tür belki kafeste yetiştirilmeleri sayesinde korunmuştur, ama bu biz insanlara, tür özelliklerine aykırı tarzda besleme hakkı vermez.
Özellikle çok hareketli hayvanlar olan tavşanların, bir adi suçlunun bile tutulmaya cağı tarzda daracık kafeslerd e beslenmes i ASLA mazur gösterilemez. İster eti için besleyin, ister kürkü için, Tavşanların kimseye borcu günahı yok, onları bir adım bile atamayaca k yerlerde tutmaya kimsenin hakkı yoktur.
Bizim dinimiz, hayvanlar a eziyet edilmesin e hiçbir zaman izin vermemiştir, bunu da dikkate almak lazım.

Yazınızda verilen doğum kutusunun ölçülerinde en fazla bir fare yaşayabilir. Bir tavşanın boyu, dinlenmek için uzandığında en az 40 - 45cm'lik yeri kaplar. Varın siz hesap edin, hele ki doğum yapan tavşan nasıl daralacak tır. Doğada serbest yaşayan tavşanların doğum yapmak için kazıdıkları inde, ayrıca 60cm uzunluğunda oval bir doğum bölmesi vardır. Bu gibi bilgileri n, dünyada sanayicil er tarafından parası ödenen bilimadam larının sözde araştırmalarından, daha fazla dikkate alınması gereklidi r.

ve son olarak Yasin Bey, "nokta"yı hakikat koyar, siz ya da ben değil.


Yarın, Tavşanların gerçekten nasıl barındırılması gerektiğine dair bilgiler vereceğim.
« Son Düzenleme: Mayıs 11, 2010, 05:45:31 ÖS Gönderen: Nadide Türk »

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #28 : Mayıs 11, 2010, 06:06:50 ÖS »

Yasin Bey, biz sizin şahsınızı suçlamıyoruz ama farkındaysanız, ben burada hayvan haklarına uygun, doğal koşullarda üretimi anlatıyorum, katkılarınızı lütfen buna göre yapınız.

Şimdilerde birçok tür belki kafeste yetiştirilmeleri sayesinde korunmuştur, ama bu biz insanlara, tür özelliklerine aykırı tarzda besleme hakkı vermez.
Özellikle çok hareketli hayvanlar olan tavşanların, bir adi suçlunun bile tutulmaya cağı tarzda daracık kafeslerd e beslenmes i ASLA mazur gösterilemez. İster eti için besleyin, ister kürkü için, Tavşanların kimseye borcu günahı yok, onları bir adım bile atamayaca k yerlerde tutmaya kimsenin hakkı yoktur.
Bizim dinimiz, hayvanlar a eziyet edilmesin e hiçbir zaman izin vermemiştir, bunu da dikkate almak lazım.

Yazınızda verilen doğum kutusunun ölçülerinde en fazla bir fare yaşayabilir. Bir tavşanın boyu, dinlenmek için uzandığında en az 40 - 45cm'lik yeri kaplar. Varın siz hesap edin, hele ki doğum yapan tavşan nasıl daralacak tır. Doğada serbest yaşayan tavşanların doğum yapmak için kazıdıkları inde, ayrıca 60cm uzunluğunda oval bir doğum bölmesi vardır. Bu gibi bilgileri n, dünyada sanayicil er tarafından parası ödenen bilimadam larının sözde araştırmalarından, daha fazla dikkate alınması gereklidi r.
ve son olarak Yasin Bey, "nokta"yı hakikat koyar, siz ya da ben değil.

Nasıl ki parantezi siz kapatırsanız, yazdığım cümleye de noktayı ben koyarım...  Tavşanların doğada kazdığı ve yavruladığı inleri ölçtünüz mü acaba? yoksa sizde benm gibi netten mi yazdınız?  Prof.Dr. Şeref İNAL in bu araştırmadan herhangi bir kar sağladını sanmıyorum, ama kendisine bu konunun linki ile birlikte özellikle soracağım, size göre ''SÖZDE'' olan araştırmasını nasıl yapmış, sanayicil erden ne kadar para almış?
bana göre 180*75cm alanda üretilen bir tavşan adım atar, ama tavşana sorarsak sizin 5m2 veya 20m2 yerinizde mutlu olacakmıdır acaba? Ya da daha çok yumurtlasın diye özellikle küçük kafese konulan keklikler i 10m2 kafeste kapalı tutsak mutlu olacaklar mı? Ya da isterseni z burda büyük firmaların keklik ve  bıldırcın için ürettiği damızlık kafes boylarını tartışalım ne dersiniz? O zaman herkes bıraksın bu işi sadece doğada görelim tavşanları, keklikler i... tabi bohçacılara, tarım ilaclarına, yakılan ormanlara rağmen hayatta kalabilen lerini...

Aykut_Aksan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #29 : Mayıs 11, 2010, 06:57:20 ÖS »
Arkadaşlar malesef öksüz tavşan yavruları tüm çabalarıma ragmen öldüler.....

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #30 : Mayıs 11, 2010, 07:00:40 ÖS »
Sayın Yasin Aktaş

Prof.Dr.Şeref İnal'a ait olduğunu söylediğiniz yazıdaki bilgileri, Prof.Şeref İnal aynen bahsettiğim o batılı  bilimadam larından öğrenmiştir ve yazmıştır, kendi araştırması takdiri falan değildir. Haberiniz olsun.

Hayvanların doğadaki davranışlarını bizzat inceleyen, gözlemleyen bağımsız bilimadam ları, o inleri ölçüp bilgi veriyorla r.

Eğer biraz daha dikkatli okusaydınız yazdıklarımı, ki şimdi tekrar ediyorum, hayvanları hiç tutmamak ya da beslememe kten bahsetmiy orum; onların ihtiyaçlarını doğal özelliklerine uygun karşılamaktan bahsediyo rum.

Elbetteki daracık kafeste, bir zıplayış bile yapamadan, türdeşleriyle iletişim kuramadan yaşayan tavşana göre, 4 x 6 metrede, türdeşleriyle bir arada yaşayan tavşanın daha mutlu olabileceğini kimse inkar edemez.
Ben burada bunu savunuyor um.
Niye bunu şahsi alıyorsunuz ki?


Aykut Bey, çok üzüldüm.
İnşallah bir dahaki sefere, daha korunaklı, güvenli bir ortamda tavşan yetiştirmek kısmet olur ve böyle bir üzüntü yaşamazsınız.

Aykut_Aksan

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #31 : Mayıs 11, 2010, 07:18:19 ÖS »
Bu bana ders oldu bahçe kapısına yay taktım artık açık kalmayaca k,gerçi bunu daha önce düşünüp yapmam lazımdı,şimdi dişi bir tavşan arıyorum.

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #32 : Mayıs 11, 2010, 07:41:26 ÖS »
Aykut Bey üzüldüm gerçekten üşüdüler mi acaba?

Sayın Yasin Aktaş
Prof.Dr.Şeref İnal'a ait olduğunu söylediğiniz yazıdaki bilgileri, Prof.Şeref İnal aynen bahsettiğim o batılı  bilimadam larından öğrenmiştir ve yazmıştır, kendi araştırması takdiri falan değildir. Haberiniz olsun.
Hayvanların doğadaki davranışlarını bizzat inceleyen, gözlemleyen bağımsız bilimadam ları, o inleri ölçüp bilgi veriyorla r.
Eğer biraz daha dikkatli okusaydınız yazdıklarımı, ki şimdi tekrar ediyorum, hayvanları hiç tutmamak ya da beslememe kten bahsetmiy orum; onların ihtiyaçlarını doğal özelliklerine uygun karşılamaktan bahsediyo rum.
Elbetteki daracık kafeste, bir zıplayış bile yapamadan, türdeşleriyle iletişim kuramadan yaşayan tavşana göre, 4 x 6 metrede, türdeşleriyle bir arada yaşayan tavşanın daha mutlu olabileceğini kimse inkar edemez.
Ben burada bunu savunuyor um.
Niye bunu şahsi alıyorsunuz ki?

Nadide hanım, ben sizi anladım ama siz beni anlamamışsınız, yazılarınızı ve yazdıklarımı enaz 2 kez okuyorum ki, sadece bugun değil yarında sonuna kadar arkasında olabileyi m. Ben size beslememe kten bahsettin iz demedim, ama hayvanların mutlu olması için doğada olması gerekli, nekadar büyük olursa olsun hapis hapistir.  Ayrıca biliyorsu nuz ki, tüm hayvanlar doğsun büyüsün ölsün diye yaratılmamıştır, yaratılanların en yücesi, (aynı zamandada en alçağı olabilen, ) insana hizmet için yaratılmıştır.  Küçücük kafeslerd e beslenen, ya da eziyet gören hayvanlar a emin olun en az sizin kadar üzülürüm, ama 180*75cm bir tavşan için az değildir. Olayı kişisel olarak görmüyorum sadece  sizin karşıt görüşünüzü savunuyor um o kadar. Ayrıca tavşanların ve tavukların kaç ırkı doğada kaç ırkı kafes ortamında üretilip- melezleni p geliştirilmiştir? Şu an  tavuk fiyatlarının bukadar düşük olmasını, sizin bahsettiğiniz  -ceplerini doldurmak için çalışan- ama araştırma yapan bilimadam larına yatırım yapan kişiler sayesinde mi, yoksa 1 dönüm arazide 10 tane mutlu tavuk bakan kişilere mi borçluyuz bir düşünün?
Ayrıca alıntı yaptığım Değerli hocamız hakkında lütfen, emin olmadığınız (Prof.Şeref İnal aynen bahsettiğim o batılı  bilimadam larından öğrenmiştir ve yazmıştır, kendi araştırması takdiri falan değildir.)  tarzı, kesinlik arz eden beyanlard a bulunmayın. 

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #33 : Mayıs 12, 2010, 10:49:52 ÖÖ »
Yasin Bey, tavşanlar grup halinde yaşarlar, dolayısıyla 180 x 75 cm'lik bir kafeste kaç tane tavşan rahat eder? Bir tanesi bile rahat edemez, çünki tavşanların koşması zıplaması lazım.

Evet, hapis hapistir ama 180 x 75 cm'lik bir kafesle, tavşanın grubuyla birlikte rahat hareket edeceği 4 x 6 'lik bir salma arasında dağlar kadar da fark vardır.
Ve bunun ekonomik olmayacağını söylemeyin, zira bu ölçülerde en az 6 - 7 tavşan "özelliklerine uygun" bir şekilde yaşama şansına sahiptirl er.

Sizin şu Prof. İnal'ın yazısı, yabancı sitelerde n aynen kopyalaya rak Türkçeye tercüme edilmiştir.
Yabancı dil bildiğim için böyle şeyleri kontrol edebiliyo rum.

Ve Yasin Bey bu başlığın amacı tavşanların, tür özelliklerine uygun beslenip, barındırılıp, yetiştirilmesi ile ilgili bilgileri vermektir. Sizin farklı bir fikriniz varsa, kendi başlığınızı açmakta özgür olduğunuzu hatırlatmak isterim.

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #34 : Mayıs 12, 2010, 12:06:32 ÖS »
Yasin Bey, tavşanlar grup halinde yaşarlar, dolayısıyla 180 x 75 cm'lik bir kafeste kaç tane tavşan rahat eder? Bir tanesi bile rahat edemez, çünki tavşanların koşması zıplaması lazım.
Evet, hapis hapistir ama 180 x 75 cm'lik bir kafesle, tavşanın grubuyla birlikte rahat hareket edeceği 4 x 6 'lik bir salma arasında dağlar kadar da fark vardır.
Ve bunun ekonomik olmayacağını söylemeyin, zira bu ölçülerde en az 6 - 7 tavşan "özelliklerine uygun" bir şekilde yaşama şansına sahiptirl er.
Sizin şu Prof. İnal'ın yazısı, yabancı sitelerde n aynen kopyalaya rak Türkçeye tercüme edilmiştir.
Yabancı dil bildiğim için böyle şeyleri kontrol edebiliyo rum.
Ve Yasin Bey bu başlığın amacı tavşanların, tür özelliklerine uygun beslenip, barındırılıp, yetiştirilmesi ile ilgili bilgileri vermektir. Sizin farklı bir fikriniz varsa, kendi başlığınızı açmakta özgür olduğunuzu hatırlatmak isterim.
Verdiğim ölçülerde 2 tavşan rahat yaşar,  tamam 4*6m - 180*75cm ye göre daha rahattır, o zaman bende diyeyim ki 6-7 tavşan için 10*10 mt daha uygundur, hayvanlar 10*10m de 4*6m dekinden daha rahat eder, ve bunun sonu yok bu böyle gider alan genişledikçe rahatlık doğru orantıda artar. 4*6m abartılı bence, büyük şehirde yaşan kaç kişi, kendisi bile küçücük yerlerde yaşarken, 4*6m yeri hayvanlarına sağlayabilir?
İngilizceyi yeni kuşakta bilmeyen çok azdır zaten, şuanda ingilizce bilmek artı değil(çünkü düzgün lise veya üni. okumuş herkes biliyor), fakat bilmemek eksidir.
Prof. olmuş bir kişi yazıyı çevirse bile  ''-Veteriner Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı- öğretim üyesi'' olduğu için bu yazıya katacağı çok şey vardır. Lütfen -uzun yıllar çabalasanızda- erişemeyeceğiniz kıdemdeki insanları karalamayın. Şu an Prof. olmuş bir insanın arkasından konuşulmasına sebeb olduğum için okadar rahatsız oldum ki anlatamam .

Ben et ihtiyacını karşılamak amacıyla tavşan üretimi hakkında bilgi verdim, ve bilgiler doğrudur.

Ayrıca başlığı siz açtınız diye karşıt görüşler yazılmayacak, herkes çok iyi, çok doğru, aferim diyecek, cevaplard an beğenilmeyenlerin sahibine başka konu aç  denilecek diye bir kural varsa ben bilmiyord um, hoş bilsemde uymazdım.

Şimdi mod ve yöneticilerden ricam, eğerki paylaşımımda herhangi bir yarar görmüyorlarsa lütfen bu konuda tüm paylaştıklarımı silsinler .

İbrahim Sayma

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #35 : Mayıs 12, 2010, 12:39:05 ÖS »
Arkadaşlar, sizlere ve moderatör arkadaşlara bir öneri sunmak istiyorum:

    Uygun görürseniz, (anladığıma göre)  Nadide Hanım'ın organik koşullarda tavşan yetiştiriciliği hakkında bilgi vermek için açtığı başlığa "organik tavşan yetiştiriciliği" ya da "doğaya uygun tavşan yetiştiriciliği"  biçiminde bu farkı ortaya koyacak bir isim vermediği için bu sorun oluştu bence. bu nedenle mod arkadaşlar sizlerin düşüncesini alarak bu başlığın ismini amacını belirtir tarzda değiştirebilirler,Yasin Bey'in iletileri ni de "Tavşan yetiştiriciliği "ya da "endüstriyel" ya da "enstantif tavşan yetiştiriciliği" adı altında yeni bir başlıkta toplayabi lirler.

     Farklı düşünce ve yaklaşımlar foruma derinlik katıyor bence. Ancak iyi niyet prensibiy le, arkadaşların yazdıklarını değerlendirmeyi ve incitici ifadelerd en karşılıklı kaçınmayı öneriyorum.

     Burada öğrendiklerimden çok istifade ettiğimi ayrıca belirtere k emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. .

yasin aktas

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #36 : Mayıs 12, 2010, 01:00:15 ÖS »
Arkadaşlar, sizlere ve moderatör arkadaşlara bir öneri sunmak istiyorum:

    Uygun görürseniz, (anladığıma göre)  Nadide Hanım'ın organik koşullarda tavşan yetiştiriciliği hakkında bilgi vermek için açtığı başlığa "organik tavşan yetiştiriciliği" ya da "doğaya uygun tavşan yetiştiriciliği"  biçiminde bu farkı ortaya koyacak bir isim vermediği için bu sorun oluştu bence. bu nedenle mod arkadaşlar sizlerin düşüncesini alarak bu başlığın ismini amacını belirtir tarzda değiştirebilirler,Yasin Bey'in iletileri ni de "Tavşan yetiştiriciliği "ya da "endüstriyel" ya da "enstantif tavşan yetiştiriciliği" adı altında yeni bir başlıkta toplayabi lirler.

     Farklı düşünce ve yaklaşımlar foruma derinlik katıyor bence. Ancak iyi niyet prensibiy le, arkadaşların yazdıklarını değerlendirmeyi ve incitici ifadelerd en karşılıklı kaçınmayı öneriyorum.

     Burada öğrendiklerimden çok istifade ettiğimi ayrıca belirtere k emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. .

İbrahim Bey'e katılıyorum, çok mantıklı.

şafak korucu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #37 : Mayıs 12, 2010, 01:19:50 ÖS »
yasin niye alındın ki o yazının senin olmadığığını seninde düşüncelerinin nadide hanimdan farklı olmadığını biliyorum böyle şeylerle kasılmaya gerek yok arkadaşım

Omer_Kilicoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #38 : Mayıs 12, 2010, 05:02:14 ÖS »
Arkadaşlar Nadide hanımın bu güzel paylaşımını lütfen tartışma konusuna çevirmeyin

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #39 : Mayıs 12, 2010, 06:03:07 ÖS »

İngilizceyi yeni kuşakta bilmeyen çok azdır zaten, şuanda ingilizce bilmek artı değil(çünkü düzgün lise veya üni. okumuş herkes biliyor), fakat bilmemek eksidir.
Prof. olmuş bir kişi yazıyı çevirse bile  ''-Veteriner Fakültesi Zootekni Anabilim Dalı- öğretim üyesi'' olduğu için bu yazıya katacağı çok şey vardır. Lütfen -uzun yıllar çabalasanızda- erişemeyeceğiniz kıdemdeki insanları karalamayın. Şu an Prof. olmuş bir insanın arkasından konuşulmasına sebeb olduğum için okadar rahatsız oldum ki anlatamam .

Ben et ihtiyacını karşılamak amacıyla tavşan üretimi hakkında bilgi verdim, ve bilgiler doğrudur.

Ayrıca başlığı siz açtınız diye karşıt görüşler yazılmayacak, herkes çok iyi, çok doğru, aferim diyecek, cevaplard an beğenilmeyenlerin sahibine başka konu aç  denilecek diye bir kural varsa ben bilmiyord um, hoş bilsemde uymazdım.


Yasin Bey, hakkımda hiçbir şey bilmiyors unuz nasıl olur da o profesörünüzün seviyesin e 'asla ulaşamayacağım' kanaatine vardınız?  ;)
Siz bu işi ego çatışmasına çevirdiniz.

Evleneceğim, diye Hacettepe Tıp Fakültesini 2. sınıftan terk etmiş bir insanım, ve insanların akademik kariyerle ri ve ünvanlarına hiç aldanmaya cak kadar da araştırmacı bir kişiliğim var.

Şahsınıza yazmadığım bir "parantez" yazısına alınganlık edip, ego çatışmasına girdiniz, faydalı bilgiler verdiğim bir alanda, tavşanlara eziyeti savunma pahasına, savunma mekanizma sına geçtiniz. Buna hiç gerek yoktu. Siz bence kendi durumunuz u biraz inceleyin .

Yazdığınız, daha doğrusu buraya hazırlop kopyaladığınız bilgiler, yalnızca tavşanların sırtından cebini doldurmak isteyen vicdansızlar için doğrudur.



Şimdi tavşanların doğru şekilde barınması ile ilgili makaleme geçeceğim.

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #40 : Mayıs 12, 2010, 06:40:38 ÖS »
Tavşanların  Barınması

İster ticari amaçla tavşan beslemek isteyin, ister ailenizin taze et ihtiyacını karşılamak için, bu hareketli ve sosyal hayvanları, tür özelliklerine uygun olarak tutmanın çok önemli bazı kriterler i vardır. (Yalnızca hayvan besleme zevki için, sevmek için besleyenl ere, ayrıca bilgi vereceğim)
Her şeyden önce tavşanlar muhakkak gruplar halinde, kırlık ormanlık bölgelerde bir arada yaşayan canlılardır. O halde, sağlıkları için, onların doğal ortamlarını küçük de olsa taklit etmek lazım gelir.



Birbirler iyle iletişim kurmayı seven bu sosyal hayvanları, ayrı ayrı daracık kafeslere tıkmak, insanlığa aykırı bir davranıştır ve bunu ne tavuklara, ne de kedi ve köpeklere reva görmediğimize göre, tavşanlara hiç yapmamalıyız.

Ailesinin taze et ihtiyacını karşılamak için tavşan beslemek isteyenle rin, bir erkek + üç dişi ile başlamasında fayda var.
Bu işi ticari olarak yapmak isteyenle r ise, bir erkek + üç dişiden oluşan ikinci bir grubu ayrı bir salmada beslemeli ler.

Neden hep üç dişi?




Grup içersindeki bir dişi gebe kalıp yavruladığı zaman, biyolojik olarak çok kısa bir süre sonra yeniden gebe kalabilec ek duruma geliyor. Ancak hemen yeniden gebe kalması, dişi tavşanı çok yıpratacağı gibi, ilgilenme si ve beslemesi gereken yavruların varlığı da buna uygun olmaz.



Şu durumda diğer iki dişi tavşanın varlığı, anne tavşanın erkek tavşanı reddetmes ini kolaylaştıracaktır ve erkek tavşan, diğer dişi tavşanlarla meşgul olabilece ktir. Bu sayede erkek tavşanı gruptan ayırmak gerekmeye cek ve grup uyumu bozulmaya caktır. Bu, doğada da böyle gerçekleşir.


Salma Alanı
Bir erkek + üç dişiden ve sonradan katılacak olan yavrulard an oluşacak bir grup için, en az 4 x 6 metrelik bir yaşam alanı gerekmekt edir. Bu yaşam alanı, yaklaşık 60 cm derine inen (derindeki kısım beton filan da olabilir) sağlam tel örgülerle çevrilmelidir. Bu şekilde tavşanların kazarak kaçmasını önleyebileceğimiz gibi, tilki ve sansar, hatta kedi köpek gibi hayvanların da içeri girmesini engelleye bileceğiz.
Aynı şekilde alanın üst kısmı da havadan, yırtıcı kuşlar tarafından gelebilec ek saldırılara karşı tel örgü ile kapatılmalıdır.
Öte yandan, hırsızlık olaylarının da oldukça sık yaşanabileceği dikkate alınınca, salmanın güvenliği için gereken her tedbiri almak, yetiştiriciye düşer.
Genel olarak bu alanın, tercihen çok daha büyük ve çayırlık bir alan olmasında fayda vardır, ki hayvanlar icabında kendileri de otlayabil sinler.

Tavşanlar muhakkak rahatça koşup zıplayabilmeliler sağlıkları için. Özellikle kışın bu, vücut ısılarını koruyabil meleri açısından çok gerekli. Ama diğer zamanlard a da, grup ortamında, grup üyelerinin çatışma halinde birbirler ine yol verebilme leri açısından, geniş bir kaçış alanı çok önemlidir. Grup içersinde her bir tavşanın hiyerarşik bir yeri vardır, ancak zaman zaman yeniden çatışmalar olabilir. Bu durumda birbirler inden en az beş metre uzaklaşabilmek ve bir süre için diğerinin gözü önünden kaybolabi lmeleri gerekir. Aksi takdirde sonuç yaralanma lara kadar gidebilir .




Tavşanların grup içersinde, yeterince geniş bir alanda yaşamasının hijyen açısından da çok önemli faydaları vardır. Her şeyden önce tavşan, doğası gereği hiç kokmamaya dikkat eden bir hayvandır, ki yırtıcı hayvanlar kokularını alıp izlerini takip edemesinl er. Bu yüzden tavşanlar, kendi ulaşabildikleri yerlerini yalamak suretiyle temiz tutarken, ulaşamadıkları yerlerini ise birbirler inin yardımıyla temiz tutarlar.



Oysaki daracık kafeslerd e tek başına kalan tavşanlar, üstelik suni yem yüzünden kokan dışkıları ve sidikleri üzerinde, tam manasıyla temizlene meden yatıp kalkmak zorunda kalır ve kötü kokunun eziyetini çekerler.
Genel olarak tavşanlar, salmanın üstü kapalı karnlık bir köşesini tuvalet olarak seçeceklerdir. O köşeye kum koyup, o kumu da günde bir defa değiştirmeniz yeterli olacaktır (ama kedi kumu kullanmayınız). Veya geniş bir dikdörtgen leğene önce biraz talaş üzerine de mutlaka saman koymanız, tuvalet temizliğini kolaylaştırır. Üre, samandan aşğıya akıp talaş tarafından emilecekt ir. Böylece samanın üstü kuru ve temiz kalacak, ayrıca tavşanın tüylerine talaş yapışmamış olacak.

Tavşanların yaşam alanları içersinde bir barınakları, o barınağın içinde de her biri için ayrı ayrı uyku kutusu olmalıdır. Bunu sağladığınızda, kendileri ne mağara kazma ihtiyacı hissetmez ler. Barınağın içinde yere bol miktarda saman ve kuru otlar serilmeli ve yakınında da bunlardan bulunduru lmalıdır.
Dişi tavşan gebe kaldığında yavruları için kendisi yuva yapmaya başlar ve bunun için o saman ve kurutulmuş otlara ihtiyacı vardır. Yeri gelmişken, anne tavşan yavrularına nasıl bakacağını, ne zaman hangi aralıklarla emzireceğini ve ne zaman normal yeşil gıdaya alıştıracağını iç güdüsel olarak bilir. Yeter ki, yarularını barındırdığı yuvaya yaklaşılmasın.




Tavşanların barınağı resimde gördüğünüz üzere, geniş bir giriş kısmından ve uyku bölmelerinden oluşmakta. Ancak kışın, giriş kısmı biraz daha küçültülüp tünel gibi öne ve aşağıya merdivene doğru uzantılı olursa, rüzgar ve soğuğu kesmesi açısından faydalı olur.
Tavşanların doğada kazdıkları inlerin sıcaklığı, hiçbir zaman eksi dereceler e düşmez.
Barınağın havalandırma düzeneği de, hayvanları ceryanda bırakmayacak şekilde ayarlanma sı lazım. Resimdeki tavşan evi iri taş blokların üzerinde duruyor. Böylece tavşanlar istedikle rinde altına da girebiliy orlar.

Diğer bir barınak örneği:



Barınağın kendi sağlam salması olduğu gibi, gündüzleri çıkıp otlayabil ecekleri tel örgülü bir alan da var.


Çayırlık alanda ise yer yer çalılar, altına sığınabilecekleri köprümsü cisimler ya da içi boş ağaç kütükleri olmalıdır. Zira tavşanlar çok ürkek hayvanlar dır ve varlıklarını saklanma ve kaçma yetenekle ri sayesinde sürdürebilmişlerdir.





Dolayısıyla en ufak bir tehlike sezdikler inde içine sığınabilecekleri ve giriş+çıkışı olan tünelimsi cisimleri n yaşam alanlarında bulunduru lması onların huzurlu olmasını sağlar. Bunların yanı sıra, üzerine çıkıp etrafı gözleyebilecekleri şeyleri de severler.




Salma içersinde bir tane de toprak havuzu oluşturursanız, hep yalnızca orayı kazırlar, toprak kazıma ihtiyaçlarını orada giderirle r. Bu toprak havuzu ve evin de dahil olduğu bir kısım alanın üzerinde, yağmura karşı yarı şeffaf (güneşi de azaltabil en) bir ondulin çatı, çamurlanmayı engelleme k için faydalı olur.

Tavşanlar normalde öğlen uyurlar; sabahın ve akşamın alacakara nlığı ise, en aktif oldukları zaman dilimleri dir. O yüzden en güzeli, hayvanları evlerine girmek konusunda zorlamama k ve güvenli bir salma ortamında, serbestçe dolaşmalarına izin vermek olur.


Yalnızca sevmek için tavşan beslemek isteyenle r:
Yalnızca sevmek için tavşan beslemek isteyenle r de hiç değilse bir erkek + iki dişiyi, yukarda anlattığım şartlarda beslemeli ler ve çoğalmalarını istemiyor larsa, sanılanın aksine erkek tavşanı değil, dişi tavşanları kısırlaştırmaları gerekir!
Tersi yapıldığında, grup içersinde erkek hayvanın hiçbir pozisyonu kalmıyor, ama ondan önemlisi, dişiler gebe kalıp doğuramadıkları için, bir süre sonra rahimleri nde korkunç tümörler meydana geliyor, sinirlili k ve iştahsızlık başlıyor ve sonu ölüme kadar gidebiliy or.



Bu yüzden muhakkak dişi hayvanı kısırlaştırmalısınız.

Yaşam alanları da, yavruları olmayacağına göre ve başka da yer yoksa 3 x 5 metre ile sınırlandırılabilir. Yoksa her zaman için, ne kadar geniş olursa o kadar iyidir.



Tavşan beslemek konusunun ana hatlarını burada bitirirke n, şunu vurgulama k isterim ki; baştan sona verdiğim tüm bilgileri, hayvanların doğal özelliklerine uygun, sağlıklı ve organik olarak barındırılıp beslenmes ini savunan araştırmacıların, değişik sitelerde verdikler i bilgilerd en derleyip bir araya getirdim ve okunması kolay sistemati k bir kompozisy on halinde, uygun resimlerl e zenginleştirerek istifaden ize sundum.

Hayvanların da birer can taşıdığını, ihtiyaçlarına hatta duygularına saygı gösterilmesi gerektiğini dikkate alarak, verdiğim bilgilerd en istifade edip onları besleyece k arkadaşlara, makaleler i hazırlamak için harcadığım saatlerim helal olsun.




Omer_Kilicoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #41 : Mayıs 13, 2010, 12:11:11 ÖS »
Nadide hanım Kafesten sonra tavşan konusunda başarılı çalışmalarınızı takdirle izliyoruz burada benim internete girdiğim zamanlard a yanımda bulunan arkadaşlar sizin paylaşımlarınızı gördükleri zaman hiç hayvan beslemedi kleri halde hayvan meraklısı oldular çalışmalarınızın devamını ve başarılar diliyorum .

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #42 : Mayıs 13, 2010, 01:16:19 ÖS »
Takdirler iniz için çok teşekkür ederim Ömer Bey.

FİKRET çakır

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #43 : Mayıs 14, 2010, 11:37:17 ÖS »
her konuda  bu  kadar kafa  yorup  ugrasıp bu sıteye  sundugunu z  ıcın   sıze tesekkur  etmek  ıstıyorum  cunkı  bılgı  paylasınca  yerını  bulur  yazdıklarınızdan  mutlaka  faydalana cak ınsanlar  olacaktır  eskı  hobıcı  arkadasla r  cok ıyı  bılırkı  bızler bu  ıslere  basladıgımızda bılgı kaynagı  hemen  hemen  hıc  yoktu hep  kulaktan dolma  bılgıler vardı  hatta  veterıner arkadasla re bıle  bızden  az bılgıye  sahıptıler ama  sımdıkı  sızler gıbı  zekı  paylasımcı  ve  oz verılı arkadasla r  sayesınde yenı  seyler  ogrenıp  dahada  bılgılenıyoruz  yaptıgınız  calısmaları yenıden ve yurekten  kutluyoru m  saygılar

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #44 : Mayıs 17, 2010, 11:41:37 ÖÖ »
Teşekkürler Fikret Bey,
bu site benim için bir başlangıç noktası oluşturdu ve bana bu konularda araştırma yapmam için çok ilham verdi.
Ben de şimdi bir şeyler toparladıkça burayla paylaşmaktan keyif alıyorum.
Takdirler iniz için teşekkürler.

Celil Sami

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #45 : Mayıs 17, 2010, 02:05:02 ÖS »
Nadide Hanım
Fikret Beyin duygu ve düşüncelerine aynen katılıyorum.
Daha bir yıla kadar internett e bu tür bilgilere maalesef ulaşılamıyordu şimdi en azında sizler gibi bu işe kafa yorup emek sarf edip bilgi paylaşımı yapan arkadaşlarımız var.
Yaptıklarınız ve Paylaşımlarınız İçin Tebrik Ederim
Emeklerin ize Sağlık

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #46 : Mayıs 17, 2010, 03:02:20 ÖS »

Teşekkür ederim Celil Bey,
inşallah yarından itibaren daha fazla bilgi derleyip sunmaya devam edeceğim.
İlgilenenler olunca, daha bile keyifli oluyor benim için.


Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #47 : Mayıs 20, 2010, 03:36:15 ÖS »

Anne Tavşan Ve Yavruları

Tavşanların gebelik süresi cinsine göre 28 – 33 gündür. Her doğumda ortalama 6 – 8 yavru dünyaya gelir, ama bu bazen daha az veya daha fazla da olabilir. Tecrübeli yetiştiriciler tavşanlarının gebe olduğunu ikinci haftanın sonlarında farketmey e başlarlar.
O kadar tecrübeli olmayanla rın, genelde hayvanın davranış değişikliklerinden tahmin etmeleri mümkündür. Gebe tavşan her zamankind en daha çok beslenir ve özellikle gebeliğinin sonlarına doğru hantallaşır ve yuva yapmak için ağzında saman ve kurutulmuş ot taşımaya başlar. Bu arada bazı gebe tavşanlar, gruptaki diğer tavşanlara ve hatta bakıcı insana karşı saldırgan davranışlar sergilerk en, bazıları da kendileri ni geri çekmeye başlar ve yalnız kalmak isterler. Her halikarda davranış değişikliği en büyük ipucudur, zira tavşan çok az yavruya gebeyse, doğum tarihine kadar hiç belli bile olmayabil ir.
Tavşanın gebeliği süresince, hayvanı strese sokacak şeylerden kaçınılmalıdır (grubu başka salmaya taşımak, gruptaki hayvanların eksilmesi ya da yenisinin gelmesi gibi) ve her zamankind en daha bol ve zengin çeşitli yiyecek bulundurm ak gerek. (Bu dönemde bir tek maydonoz yasak)

Özgür doğada anne tavşan, doğumdan birkaç gün (bazen birkaç saat) önce, yavrularını dünyaya getirmek için, grubuyla yaşadığı inden ayrı bir in kazır ve içini saman ve kuru otla doldurduk tan sonra, göğüs ve karın bölgesindeki yumuşak tüylerinden yolup yuvanın içini döşer.



Büyükçe bir salmanız varsa, hayvanın gebe olduğunu farkettiğinizde, korunaklı, gölgeli bir köşeye, üstü açılıp kapanabil en, iki bölmeli minik bir tavşan evi koymalısınız. Evin içine ve girişe yakın bir yere, bol miktarda kuru saman ve kurutulmuş ot konmalıdır, ki gebe tavşan yavruların yuvasını hazırlayabilsin. Bu evin etrafı, en az dört metrekare olacak şekilde, portatif çitle kısmen çevrilirse, anne tavşan kendini daha huzurlu hissedece ktir. Gölge için, evi koruyacak şekilde, büyükçe bir güneş şemsiyesi de kullanılabilir.



Yukardaki örnekte 2 kutucuk = gerçekte 10 cm
Bu tavşan evinin çatısı eğimli olup, yavruların bölümündeki ter ve buhar, eğimden yukarı, yan yüzdeki havalandırma deliğine doğru yükselir. Taze hava da ön yüzdeki giriş deliğinden geleceği için, yavrular ceryana maruz kalmadan temiz hava alırlar. Bu modelde, yavruların yattığı bölüm yeterince karanlık kalmakta.

Bazen gebe tavşan, bakıcı insandan önce davranıp, salmanın bir köşesine bir in kazmış olabilir, öyle bir durumda hayvanı engelleme mek ve yavrusunu kendi kazdığı inde doğurup büyütmesine izin vermek gerek. Aksi takdirde strese girip, ölü doğum yapma ihtimali artabilir .

Doğum




Yarım saat, en fazla bir saat süren doğum işlemi, gece ya da sabah saatlerin de gerçekleşir. Anne tavşan, yavrularını doğurduktan sonra, plasental arını, göbek bağlarını ve gelen eşiği yer. Bu yalnızca kokuya gelebilec ek yırtıcıları engelleme kle kalmaz, süt üretimini de tetikler.



Anne tavşan, günde bir kez, o da geceleri, yavrularını doğurduğu ine girer. Yavrularını birkaç dakikada emzirip yaladıktan sonra, yavrularının yanından ayrılır ve içinde yattıkları inin girişini toprakla kapatır ki, herhangi bir yırtıcı hayvan onları bulamasın.
Bütün bu doğum işlemi esnasında ve doğumdan birkaç saat sonrasına kadar, hayvan hiçbir şekilde rahatsız edilmemel i. Herhangi bir ölü doğum olacak olursa, zaten anne tavşan onu dışarıya taşıyacaktır ve siz de hemen oradan alıp uzaklaştırabilirsiniz. Genel olarak oradan uzak durmakta fayda vardır.
Ancak anne tavşanın ilk doğumuysa ve tecrübesizse, yani kuşkularınız varsa ve anne tavşanın size yeterince alışkın olduğunu düşünüyorsanız, doğumdan bir gün sonra, sabah saatlerin de usulca yuvayı kontrol edebilirs iniz. Yavruların göbekleri şişmiş ve tertemiz yalanmışsa, etraf da temiz görünüyorsa, her şey yolunda demektir. Belki doğumdan kalan ufak tefek kirlilikl er olabilir, onları oradan hemencici k alabilirs iniz ama yavruları ve yuvanın diğer malzemele rini ellememek gerek.

Yeni Doğan Yavrular

1. Hafta: Yeni doğan yavrular çıplak, kör ve sağır olarak dünyaya gelirler. Bu yüzden yuvanın korunaklı, sıcak ortamına ihtiyaç duyarlar. Günde bir, en fazla iki kez anneleri tarafından emzirilir ler. Anne tavşanın sütü öylesine yoğun ve besleyici dir ki, yavrular daha birinci haftanın sonunda, doğum ağırlıklarının iki katına ulaşırlar.
Anne tavşan birkaç dakika yavrularını emzirdikt en sonra, onları sırt üstü yatırır ve karınlarını yalar. İç güdüsel olarak yaptığı bu hareket, yalnızca yavrularını temizleme k için değil, aynı zamanda tıka basa dolup şişmiş karıncıklarında, hazmetme mekanizma sını daha iyi harekete geçirmek ve hatta kan dolaşımını hızlandırmak içindir.

Beş günlük yavrular


2. Hafta: İkinci haftada yavruların gözleri yavaş yavaş açılmaya başlar. Derileri de, renk ve lekelenme ler konusunda tahmine imkan verecek kadar hafifçe tüylenmiştir.




3. Hafta: Yavrular artık hareketle nirler ve yuva dışına kısa gezilere başlarlar. Kulakları hep anneden gelebilec ek uyarı seslerine odaklıdır. (Tavşanlar tehlike anında arka ayaklarını yere vurmak suretitle “tak tak” sesi çıkarırlar) Öyle bir uyarıda, şimşek hızıyla yuvalarına kaçacaklardır.

14 günlük yavrular


Bu aşamada kürkleri artık iyice sıklaşmıştır ve kendi kendileri ni temizleme ye çalışırlar ama beceremez ve sürekli dengeleri ni kaybederl er.

26 günlük yavrular


4. Hafta: Yavrular artık daha maceraper esttir ve sık sık etrafı keşfetmek için geziye çıkarlar. Bu aşamada artık “adamcık” yapmayı (tavşanların kalkıp, arka ayak ve poposu üzerinde, insan gibi dik durması) da becerirle r.
Saman ve kuru otları, merakla kemirmeye başlamışlardır ama annecikle rinin sütü hala en lezzetlis idir. (Bazen bu aşamada taze otlara başlayabiliyorlar)



5. Hafta: Yavrular hala annelerin den süt emmek için birbirler iyle itişip kakışıyorlar, ancak diğer gıdalardan da yemeye başlamışlardır. Sağa sola hoplayıp zıplayacak kadar güçlenmiş, hatta olmayacak yerlere tırmanacak kadar da cesurdurl ar artık. Kardeşleriyle kovalamac a oynamayı çok seviyorla r. Enerjiler i hiç bitmeyece k gibi. Bu hareketli likle, kalp, akciğer ve kasları gelişmekte. Ayrıca duyuları da güçleniyor ve her birinin kendi kişiliği şekillenmeye başlıyor.

6. – 8. haftalard a yavrular iyice bağımsızlaşıyor ve tamamen sütten kesiliyor lar.

Bu aralar (ya da biraz daha sonra) anne tavşan onları doğdukları inden (ya da evden) temelli çıkarıp, gruptaki diğer tavşanlarla sosyalleştirecektir. Yavru tavşanlar en az 10cu haftayı tamamlaya na kadar anneleriy le aynı grupta kalmalılar ki, annelerin den, hatta gruptaki diğer üyelerden de, sosyal davranış kalıplarını, kuralları öğrenebilsinler. Anne tavşan bir süre daha güzelce yavrularıyla ilgilenir .



Küçük cinslerde yavrular 12 haftayı doldurduk larında, cinsiyetl ere göre ayrılmalılar. Orta boy cinslerde 4-5 aylıkken, dev cinslerde ise 5-6 aylıkken, dişi ve erkekler cinsel olgunluğa eişirler ve ayrı salmalara/gruplara alınırlar.


Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #48 : Temmuz 21, 2010, 06:10:35 ÖS »
Off çok üzgünüm  :(

İlk makaleme koyduğum resimleri n hepsi gitmiş ve adamlar, resimleri n bir yıl daha kalabilme si için 30 Dolar istiyor. Yuh yani...

Sayın Adminim,
resimler hala bende var,
ne yapabilir iz?

Celil Sami

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #49 : Temmuz 21, 2010, 09:19:53 ÖS »

ercin_dedeoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #50 : Temmuz 22, 2010, 03:54:53 ÖS »
Off çok üzgünüm  :(

İlk makaleme koyduğum resimleri n hepsi gitmiş ve adamlar, resimleri n bir yıl daha kalabilme si için 30 Dolar istiyor. Yuh yani...

Sayın Adminim,
resimler hala bende var,
ne yapabilir iz?
imageshack.us'a yükleseniz?

ercin_dedeoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #51 : Temmuz 22, 2010, 03:56:03 ÖS »

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #52 : Temmuz 22, 2010, 04:19:00 ÖS »
Sayın Adminimiz in bana yetki vermesi lazım ki, imageshac k'dan yeniden yükleyebileyim yerlerine resimleri .

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #53 : Kasım 29, 2010, 12:34:07 ÖS »
ehehe   :D buna inanmayac aksınız ama cumartesi günü itibarıyla, adı Hasan olan kocaman uzun kulaklı tombiş gri-kahverengi bir tavşanın sahibiyim .

Ben aslında Ulus'a perdelik kumaş almaya gitmiştim.
Çıkrıkçılar yokuşuna çıkmadan önce halin karşısındaki hayvan dükkanlarının olduğu pasaja bir bakayım dedim. Birileri orada bıldırcın olduğunu söylemişti. Aman Tanrım sadece bıldırcın mı, keklikler tavuklar neler neler ve...
Onunla o pasajda karşılaştım. Minicik bir kafesi, ortadan bölmeyle bir tavukla paylaşıyordu ve kıpırdayacak yeri yoktu zavallının. Neyse uzun uzun ayrıntıları geçiyorum. Tavşanla beraber kafesi 55 TL'ye alıp dükkandan uğurlanırken, dükkan sahibinin de adının Hasan olduğunu öğrendim.

İşin aslı epey zaman önce kocaman tombiş uzun kulaklı gri-kahve bir tavşanın hayalini kurar olmuştum ve nereden estiyse adını da Hasan koymalıydım.

Şimdi Hasan salonumun ona ayrılmış dört metrekare lik bir köşesinde mutlu mesut hoplaya zıplaya yaşıyor ve bol bol taze yeşillik yiyor.
Müsait bir zamanda hikayenin ayrıntılarını anlatıp, fotoğraflarını koyacağım buraya.

Ona sıkılmaması için acilen bir eş bulmalıyım...


mehmet duran

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #54 : Kasım 29, 2010, 01:18:47 ÖS »
nadide hanım tavşanınız hayırlı olsun  benir bir müşterimdede var tavşan geçen gün görüştük bana iki paket seramik karşılığı bir dişi bir erkek tavşan verecek şu hayvanlarımın villasını bitirdiğimde alıcam nasip olursa

sinaninci1

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #55 : Kasım 29, 2010, 01:24:02 ÖS »
Nadide hanım  hayırlı olsun gülel güle büyütün, sakın lahana yaprakları yedirmeyi n, hayva felaket gaz yapıyor ve tabi dişkısınıda kokutuyor, diger yeşilliklerden bolca verin, benim vardı evde besliyord um bir zamanlar.

adnan_sondaş

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #56 : Kasım 29, 2010, 04:03:04 ÖS »
hayırlı olsun
resimleri bekliyoru z

Omer_Kilicoglu

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #57 : Kasım 29, 2010, 04:30:25 ÖS »
Hayırlı olsun nadide hanım güle güle besleyin

Nadide Türk

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #58 : Kasım 29, 2010, 04:49:49 ÖS »
Herkese çok teşekkürler  :D

Hasanıma bir tabak içersinde en az 10 çeşit yeşillik sebze ot vsr veriyorum, arasında da iki yaprak çin lahanası oluyor o da arada kaynıyor. Şu ana kadar ne koku sorunu ne de ishal gördük. Mutlu mesut yaşıyor. Yanına girdiğimizde etrafımızda sevinç koşusu turları atıyor.
Yalnız tuvalet eğitimi işi baya zorlayaca k bizi. O kadar çok yiyor ki, dolayısıyla o kadar da çok "zeytin çekirdekleri" bırakıyor etrafa, duvar dipleri ise "limonata dükkanı". Yine de en ufak bir koku olayı olmuyor, doğal beslediğim için tabi. Ne olur ne olmaz diye yanına bir kase kuru mama koymuştum, hiç ilgilenme di bile. Neyse, muhtemele n ona hazırladığım tuvalet, işeme kapasites ine göre ufak geldi. Bu akşam iki tane büyük dikdörtgen leğen alacağım ve onları duvar diplerine yan yana koyacağım. Bakalım kontrol altına alabilece k miyim...

Daha ona meşgul olması için oyuncak filan hazırlamalıyım, hışır tünel dikmeliyi m, tırmanma rampaları falan yapmalıyım. Ama en önemlisi, bir an evvel bir eş bulmalıyım ve bunun için de cumartesi doktor amcasına götürüp kısırlaştırtacağım. Bu kısırlaştırma tuvalet terbiyesi ni de kolaylaştıracaktır.
Tuvalet terbiyesi ni ne kadar çabuk öğrenirse, evde serbest dolaşım vizesini de o kadar çabuk alır. Hem hiçbir hatun tavşan, bir sidikliye gelin gelmek istemez, di mi?  ;D
İşte böyle...


@Mehmet Duran
Hayvan villanızın resimleri ni isteriz  ym19

Kemal_Uygur

  • Ziyaretçi
Ynt: Tavşan Yetiştiriciliği
« Yanıtla #59 : Kasım 29, 2010, 04:54:21 ÖS »
Bence bir kezde olsa yavrularını almadan kısırlaştırmayın...
Ayrıca yalnız kaldı diye çok üzülmeyin çünkü doğada çiftleşme dönemleri hariç zaten tek tabanca takılıyorlar.