Gönderen Konu: GENEL TAVUK HASTALIKLARI  (Okunma sayısı 2253 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bahtiyar02

  • Ziyaretçi
GENEL TAVUK HASTALIKLARI
« : Şubat 13, 2009, 10:36:36 ÖÖ »
Sevgili dostlar çok önem arzeden bir konu.Resi mleri bir türlü yükleyemedim.Özür dilerim.r esimleri yüklemeye çalışıyorum.saygılarımla

KANATLILA RIN ÖNEMLİ HASTALIKL ARI
 Hastalıklar tavuk yetiştiricisinin korkulu rüyasıdır. Civcivler in, piliçlerin, tavukların bakım ve beslenmel erinin çok önemli olması yanında yetiştiriciler çok çeşitli hastalıklarla mücadele etmek durumunda dırlar. Fakat hastalıklar o kadar çeşitlidir ki...Her hastalık ayrı bir bilgi ister.
Bu konuyu da öğrenirseniz, hastalıklar hakkında epeyce bilginiz olacak. Ama hala yeterli sayılmaz. Öldürücü olanı var, olmayanı var. Ama her biri mutlaka verimi düşürüyor. Yani kazancı azaltıyor.
Tedbirli olursak, bilgili olursak, bilinçli olursak, bu hastalıklar kümesin kapısına uğrayamaz. Birazcık ihmal, büyük zararlara davetiye çıkarmaktır. Hastalık çıktıktan sonra yapılacak işler hem azdır, hem zordur. Önemli olan, hastalığı kümese yaklaştırmamak. Bu hem garantili, hem kolay, hem ucuz.
Temizlik ,Titizlik, Aşı . Bunlar üç kardeş, üçü de hastalığa karşı en sağlam eleman.
En belirgin özelliklerini ortaya koyarak bu hastalıkları tanımanıza yardımcı olmak istiyoruz . Uyarılarımız var, tavsiyele rimiz var.
  HASTALIKL ARIN SINIFLAND IRILMASI
Kanatlı hayvanların sağlığını ve dolayısıyla da verimleri ni olumsuz yönde etkileyen bozuklukl arı ve hastalıkları başlıca iki grupta toplayara k inceleyeb iliriz:
  A- Mikroorga nizmalard an ileri gelen bulaşıcı hastalıklar:
Kanatlı hayvanlar arasında mikroorga nizmaların sebep olduğu bulaşıcı karakterl i hastalıklardır. Bulaşıcı olan hastalıklar kendileri ne uygun ortam bulduklarında hayvanlar arasında kolayca yayılarak salgınlar meydana getirir ve büyük ekonomik kayıplara sebep olurlar. Bu hastalıkları dört grupta inceleyeb iliriz:
  1- Bakteriye l hastalıklar:
a) Kanatlı tifosu
b) Kronik Solunum Sistemi Hastalığı – CRD
c) Inf. Synovitis - Ms
d) Kolibasil lozis
 2- Viral hastalıklar:
a) Newcastle - ND
b) Marek- MD
c) Gumboro - IBD
d) Enfeksiyöz Bronşitis - IB
e) Egg Drop Syndrome – EDS/76
f) Çiçek
3- Mantar hastalıkları,
4- Paraziter hastalıklar:
a) Koksidiyo z
b) Tavuk askariyaz isi
c) Histomoni asis
d) Dış parazitle r
Hayvanları bulaşıcı hastalıklardan korumada aşılama, ilaçlama, dezenfeks iyon, sağlık koşullarının düzeltilmesi ve koruyucu önlemlerin alınması,uygulanması ve titizlikl e devam ettirilme si gereklidi r.
  B- Mikroorga nizmalard an ileri gelmeyen,bulaşıcı olmayan hastalıklar :
Bu hastalıkları üç grupta inceleyeb iliriz:
a-Beslenme hastalıkları
b-Zehirlenmeler
c-Kalıtsal hastalıklar
Bulaşıcı olmayan hastalıklar mikroplar dan kaynaklan madığı için bir hayvandan diğerine bulaşmaz, fakat bazı şartlar altında bulaşıcı hastalıklar kadar ekonomik kayıplara sebep olurlar.
1-Bu hastalıklar hayvanların yem karışımlarında bulunması gereken protein, aminoasit, mineral madde ve vitaminle rin yeterince olmamasından veya yokluğundan kaynaklanır.
2-Kimyasal maddeleri n veya bitkisel kaynaklı zehirleri n yemlerle belli miktardan fazla alınması sonucu meydana gelir.
3-Bazı bozuklukl ar hayvan türleri arasında nesilden nesile aktarılırlar ve bazıları da civcivin yumurta içinde gelişimi sırasındaki kuluçka hatalarından dolayı anomalile r oluşur.
     1- Bakteriye l Hastalıklar :
  a) Kanatlı Tifosu
Bütün kanatlılarda görülebilir. Bulaşıcıdır, öldürücüdür. Hayvanlar a iki yoldan bulaşır.
 1.Yumurta ile bulaşma:
Tifolu tavukların yumurtası tifo mikrobu taşır. Bu yumurtala rdan çıkan civcivler hastalığı diğer civcivler e de bulaştırır.


  2.Yatay bulaşma:
Hasta tavuklard an diğerlerine doğrudan bulaşma şeklidir veya hastalık bulaşmış yemlik, suluk, yem, kümes ekipmanla rı ile diğer tavuklara da hastalık bulaşabilir.
  Hasta hayvanlar
Hastalığın görülmesinden sonraki 10 gün içerisinde ölümlerde başlar. Ölüm oranı yüzde 20-80 arasında değişir. Hayvanlar durgunlaşır. Tüyleri kabarır, ibik ve sakalları solgundur . Yeşilimsi bir ishal görülür.
 
Teşhis
Laboratuv ara yeteri kadar hasta ve ölü hayvan götürülür. Bunlardan hastalığın teşhisi yapılır.
 Tedavi
Hastalık çıkınca hemen tedaviye başlanmalı. Antibiyot ikler kullanılır. Ancak her zaman kesin sonuç alınamaz. Tedavi gören hayvanların yumurtala rı damızlık olarak kullanılmaz.
  Temizlik + Titizlik. ..
Tifodan korunmak kolaydır. Kümesler iyi dezenfekt e edilirse, kümeslere giriş-çıkış kontrollü olursa, yumurtala r hastalık olmayan işletmelerden alınırsa, kümeste tavuk tifosu testleri yaptırılırsa tifo kümese uğrayamaz.
     b) Kronik Solunum Sistemi Hastalığı ( CRD : Si-ar-di )
Ülkemizde çok yaygın bir hastalık. Piliç, tavuk ve hindilerd e görülüyor. Genç hayvanlar daha çok yakalanıyorlar.
Bulaşma solunum yolundan olmaktadır.
Hastalığı atlatan bir hayvan, uzun zaman yumurtası ile hastalık üretir. Ayrıca bulaşık yem ve sular, toz-toprak hastalığı nakleder.
Hasta hayvanın soluğu daralır.
Hastalar hırıltılı nefes alır. Zor soluduğu için başını öne uzatır, ağzını açar, ötermiş gibi nefes alır. Burun akıntısı vardır. Hindilerd e burun ve göz akıntısı görülür. Hayvanın gözleri kapanır.
Etçi sürülerde hastalık 4-8 haftalık piliçlerde görülür. Yem tüketimi azalır, kilo kaybı olur.

 
Resim 1: CRD li bir hayvan
  Teşhis
Öncekilerle aynı. Hasta ve ölü hayvanlar laboratua ra götürülür, teşhis orada konur.
  Tedavi
Yem ve sular ile antibiyot ikler verilir. Yemlere protein, mineral madde ve vitamin ilaveleri yapılır.
  Korunma şart ...!
Bu hastalık tavuk ve hindi yetiştirilen her yerde görülüyor. Hastalığın yumurta ile geçtiğini unutmayalım. Onun için damızlık ve kuluçka işlerinde yumurtala rın kontrolü çok önemli.
Kümesin ısısı, ışığı, nemi, havalandırılması uygun olmalıdır. Kümes asla kalabalık olmamalı. Elbette temizlik ve dezenfeks iyon korunmanın ilk şartıdır.
  c) Enfeksiyöz Sinovitis
Hastalık genç hindilerd e ve piliçlerde eklemleri n şişmesi ile belirir. Bulaşıcıdır. Mikrobu taşıyan yumurtala rdan geçer. Hayvandan hayvana da bulaşır.
Hayvanın ibiği solar, küçülür, tüyleri kabarır, bacak eklemleri şiştiği için hayvan zor hareket eder. Hayvan gitgide zayıflar kurur.
Teşhis için laboratuv ara hayvan götürülür.
İlaçla tedavi yapılabilir. Antibiyot ikler, vitaminle r kullanılır. Temizliğe önem verilir. Hasta olanlar ayrılır.
  d) Kolibasil lozis
Mikroptan ileri gelir. Ya tek başına hastalık yapar ya da başka bir hastalığa eşlik eder.
Dışkı ile kirli yumurtanın kabuğundan içeri sızan mikrop, içerideki civcivi hasta eder veya öldürür.
Günlük civcivler in göbek deliğinden içeri girer, her türlü yaralarda n bulaşır. Öldürücüdür.
Bazen birden bire ölümler başlayıverir. Başlangıçta hiçbir belirti görülmez .
Belirti olduğunda bunlar diğer hastalıklarınkine benzer. Yani durgunluk, iştahsızlık, tüylerin kabarması gibi belirtile r görülür.
Mikrop, kirli yumurtanın kabuğundan içeri girdiyse içerideki civciv yumurtada n çıksa bile çok yaşamaz. Yaşayabilenler de işe yaramaz. Bunları hemen ayırmalıdır.
Göbek deliğinden mikrobu alan civcivler de sarı kesesi yangını oluşur. Hayvan takatsizd ir. Karnı şişkindir. Göbek civarı yangılıdır.
Hastalık eklemlere de yerleşebilir. Eklem bölgeleri şişer. Sıcak ve ağrılı olur. Hayvan yürüyemez.
 Teşhisi kolay değildir
Başka hastalıklarla karışır. Hastalığın kendine ait belirtile r ortaya çıkmaz. Doğru teşhis laboratuv arlarda olur. Hasta olan birkaç hayvan laboratuv ara götürülür, orada teşhis konur.
    Tedavi için antibiyot ik
Durumu iyi görünen hastalara antibiyot ik veya sülfonamid grubu ilaçlar verilebil ir. Bunlar yem ve suları ile veya şırınga ile verilebil ir.
  Önce yumurta temizliği
Kirli yumurtala rdan sakınmalıdır. Yumurta çok az kirliyse, fırça ile kuru kuruya temizlenm elidir. En iyisi kuluçkaya alınacak yumurtala rı fumigasyo ndan geçirmek. Kuluçka makineler i de çok iyi dezenfekt e edilmelid ir.
Diğer kanatlı hastalıklarında olduğu gibi kolibasil lozis de temizliğe dikkat ederek önlenebilir.
  2-Viral Hastalıklar :
  a) Newcastle (Nevkastıl ) Hastalığı
İşte çok bulaşıcı ve öldürücü bir hastalık Newcastle ...! Diğer adı Yalancı Tavuk Vebası. Yurdumuzu n her yerinde ve dünyada da çok yaygın bir hastalık.
Bulaşma yolları solunum ve sindirim sistemler i. Hastalık mikrobu ile bulaşmış yem, su, malzemele r ve ekipmanla r ile hayvandan hayvana geçer.
En sevdiği şey pislik...
Hastalık pis ve bakımsız kümeslerde kolayca çıkar. Hayvanlar da stres varsa, kümes sıkışık ise hastalığın çıkışı daha çok görülür. % 90' a varan ölümlere yol açar.
Aniden ölümler başlar.
Sürüde birden bire ölümler başlayıverir. Hayvanlar bitkindir, hızlı ve hırıltılı solurlar, öksürük görülür. Kanat bacak, boyun felçleri meydana gelir. Genç hayvanlar daha şiddetli hastalanır. Yem yiyemezle r, yumurta verimi düşer, kalitesiz, kabuksuz yumurtala r atar.
  Teşhis
Buna benzer başka hastalıklarda var. Acaba hangi hastalık diye, laboratuv ara hasta ve ölü hayvan yollanır. Orada teşhis konur.
   
Resim 2: Newcastle'da klinik bulgular
  Bu hastalığı kümese sokmayalım
  Çok bulaşıcı. Çok öldürücü. Bu hastalığı kümesimize uğratmamak lazım. Ne yapalım?
  •  Önce temiz bir kümes:
Temizlik ve dezenfeks iyon hakkınca yapılmalı.
Sürüye dışarıdan olur- olmaz hayvan getirip katmamalı.
Dışarıdan gelen viyolleri, çuvalları kümese sokmamalı.
Her isteyen kümesimize girmemeli .
Yumurta ve civciv alınacak işletmeler iyi tanınmalı, rasgele yerlerden alınmamalıdır.
  •  Her önlemin başı : AŞI
Aşı hastalığın en önemli tedbiridi r. Bütün bir sürüde hastalığa karşı bağışıklık sağlar.
Kullandığımız iki aşı var. HB 1 ve Lasota . HB 1 aşısı 30 günlüğe kadar hayvanlar a iki defa yapılır. Lasota aşısı 24 günlükten büyük hayvanlar a ikinci veya daha sonraki aşılarda içme suyu, sprey veya adaleden olarak uygulama yapılır.
Aşı temiz şartlarda yapılmalıdır. Tarifine göre uygulanma lıdır. Aşılamadan 15 gün sonra kan muayenesi yaptırılarak bağışıklık durumu kontrol edilmelid ir.
 
Resim 3: Newcastle felç yapar
  b) Marek Hastalığı
Hayvanların iç organlarında tümörler meydana gelir. Bulaşıcıdır, öldürücüdür.
Kümesin tozlu havasına karışan mikrop (virüs) hayvanları hasta eder. Virüs bulaşmış ekipman, yem, su, altlık da hastalığı nakleder.
  İki şekilde görülür:
  1.Kronik şekil:
10-15 haftalık tavuklard a görülür. Hastalık hafiftir. Ölüm azdır. Hayvan durgun, iştahsız, ibik ve sakalları solgundur, zayıflar.
Bacaklard a ve kanatlard a felç meydana gelir. Bu yüzden bacağın biri ileriye, biri geriye doğru uzanır. Kanat düşer, yerine dönemez. Parmaklar bükülür. Boyun çarpılır. Göz donuklaşır, körlük olabilir.
 
Resim 4: Marek hastalığı olan bir tavuk
•  Akut şekil:
Hastalık hızlı gelişir. Ölüm fazladır. Hastalığın belirtile ri aynıdır. Felçler vardır.
  Teşhis için laboratuv ara ölü ve hasta hayvan götürülür. Böylece Marek'e benzeyen başka hastalıklardan ayırt edilir.
  Tedavisi yok
İlaçla tedavi mümkün değil. Hastaları ayırmalı, yok etmeli. Kümes güzelce dezenfekt e edilmelid ir.
  Aşılanmamış civciv almayalım…!
Civcivler bir günlük iken Marek aşısı yapılmalıdır. Aşılanmamış civcivler i kümese sokmamak lazımdır. Aşı hastalığı yüzde yüz önlemez. Ancak hastalık çıksa da ölüm pek az olur, hastalık hafif geçer. Civciv aşısından sonra 3-4 haftalık olunca bir aşı daha yapmakta yarar vardır.
 
  Resim 5: Laboratua rda tavuk otopsisi
  c) Gumboro Hastalığı
Bulaşıcı öldürücü bir hastalık daha! Hem de hayvanların yüzde 80-90'ı yakalanab iliyor. Yüzde 10-15 kadar olan ölüm oranı genç hayvanlar da, stres de varsa , yüzde 30' lara çıkabilir. Genellikl e 4-12 haftalık hayvanlar da görülür.
  Nasıl bir hastalık?
Tavukların hastalığı. Tavuklard a titreme halsizlik, zayıflama ve ishal olur. Hasta piliçler gelişemezler.
Bir kümeste hastalık varsa, buraya konan bütün tavuklard a hastalık çıkar. Bulaşma ağız yolundan olur.
Dışarıdan getirilen hasta hayvanlar, hastalığı kümese sokar.
Hastalık taşıyan araç, gereç, yem hastalığı kümese taşır.
Etçi tavuklar hastalıktan çok etkilenir ler. Hasta hayvanlar daha fazla yem tüketirler, maliyet yükselir.
Hastaların durumu
Önce durgunluk vardır. Kıç etrafındaki tüyler dışkı ve toprakla kirlenmiştir. Beyaz ve sulu bir ishal görülür. Bitkinlik, titreme, tüylerin kabarması ve oturma isteği ortaya çıkar.
  Teşhis
Başka hastalıklara benzediği için, onlarla karıştırılabilir. En iyisi laboratuv ara materyal götürerek kesin teşhisi yaptırmaktır.
  Maalesef tedavisi yok

Hiçbir ilaç hastalığı tedavi edemez. Hastalar ayrılır, bulaşmadan şüpheli olanlar yok edilir. Yemlere vitamin ve mineral takviyesi yaptırılır.
  Dezenfeks iyon nasıl olmalı
Kümeslerde çok iyi bir dezenfeks iyon yapmalıdır. Hastalık etkeni dış şartlara çok dayanıklı olduğu için mücadelede en kritik nokta çok etkin ve dikkatli bir devre arası temizlik ve dezenfeks iyonun yapılması gerekir.
  Aşı uygulamal arını nasıl yapacağız ?
Gumboro hastalığı ile mücadele diğer önlemlerin yanında etkin bir aşılama ile olmaktadır. Ancak bu hastalığa karşı tek bir aşılama programı önermek mümkün değildir. Aşılama programla rı düzenlenirken çevredeki hastalık riski, civcivler deki anadan geçme koruyucu maddeleri n durumu, hayvanların yetiştirme yönü, aşılanacak hayvanların sağlıklı olmaları, kümesin temizlik durumu dikkate alınmalıdır.
  d) Enfeksiyöz Bronşitis Hastalığı
Çok bulaşıcı bir akciğer hastalığıdır. Yumurtayı bozar, verimi düşürür, ölüme yol açar. Nedeni bir virüstür.
Bulaşma solunum yolundan olur. Kümesin tozlu havasına karışan mikroplar hastalığı bulaştırır. Üzerinde virüs taşıyan her canlı ve cansız bulaşmaya neden olur.
Öksürük, aksırık, hırıltı…!
Burun akıntısı, öksürük, aksırma ve tıksırma görülür. Hayvan hırıltılı nefes alır. Gece ve sabahları bu sesler çok belirgind ir.
Bazen virüs böbreklere de sıçrar. O zaman idrar kana karışır, hayvanın ibiği morarır, tüyleri karmakarışık olur. Hayvan bol su içer, dışkısı sulanır, altlık ıslanır. Hastalığın 6'ıncı gününde ölümler başlayabilir. Bir hafta süren ölümlü dönemde hayvanların yüzde 5' i ölebilir. Civcivler hastalığa daha az dayanabil ir.
 
 
Resim 6: Enfeksiyöz bronşitli bir tavuk
 Hastalık yumurta kanallarını zedeler. Onun için yumurtala rın içinde , kabuğunda değişiklikler olur. Yumuşak kabuklu, şekilsiz yumurtala r görülür. Hastalığı atlatan hayvanların yumurtala rı da hep bozuk şekilde çıkar.
  Teşhis laboratua ra götürülen ölü veya hastalıklı hayvanlar a bakılarak konur.
  İki çeşit aşısı var
Ülkemizde H52 ve H120 adında iki aşı kullanılmaktadır. H120 ile birinci günden başlayarak burun-göz damlası şeklinde aşılama yapılır. Püskürtme de yapılabilir. Hastalık yaygın görülmüyorsa, üçüncü haftada aşılama yapılır; 8 inci, 9 uncu haftalard a tekrarlanır.
Yumurtaya geçmeden önce son bir aşılama yapılır. Ama aşılama yapılmadan, ilkin bir kan muayenesi yaptırılmalıdır. Son aşılama H52 ile yapılacaksa , 15-17. haftalard a içme suyu ile yapılmalıdır.
Ayrıca kümes hijyenine dikkat etmeli, hasta hayvanlar ayrılmalı, yemlerdek i protein azaltılıp, vitamin ve mineralle r çoğaltılmalı, stres önlenmelidir.
e) Eds Hastalığı (Egg Drop Syndrome = EDS/76)
Yumurta kanallarını tahrip eder. Bu yüzden yumurtala rın kalitesi bozulur. Bazen yüzde 1-3 kadar ölüme de yol açabilir.
Hastalığın nedeni virüstür. Hasta hayvanın dışkısından diğerlerine bulaşır. Kirli yumurtala rdan civcivler e geçer. Hastalık yumurtanın bozulmasından anlaşıldığı için yumurtlam ayan tavuğun hasta olduğu anlaşılamaz.
 
Yumurta verimi düşer
Hastalıklı sürüde yumurta verimi düşer. Yüzde 10-15 oranında verim düşüklüğü meydana gelir. Yumurtala r küçülür. Üstleri pürüzlenir. İnce kabuklu olabilir, kabuksuz çıkabilir. Yumurta akı sulanmıştır.
   
Resim 7: Bozuk şekilli yumurtala r
  Bazı hayvanlar da hafif solunum güçlüğü görülebilir. İshal de olabilir. Ama bunlar 8-10 günde geçer. Seyrek olarak ölüm olayları görülür.
  Teşhis için laboratuv ara yeteri kadar hayvan götürmelidir.Hastalara antibiyot ikler, sülfonamidler verilirse, başka hastalıkların da gelmesi önlenmiş olur. Yemlere protein, vitamin, mineral takviyesi yapmalıdır.
EDS aşısı
Yumurta dönemine girmeden önce EDS aşısı yapılır. Aşıdan 15-20 gün sonra kan muayenesi yapılır, hastalığa karşı bağışıklığın olup olmadığı öğrenilmiş olur.
  f) Çiçek Hastalığı
Nedeni bir virüsdür. Bu virüsler sıyrık veya yaradan deriye girer, bir kabarcık yapar, içi su toplar, iltihapla nır. Zamanla kurur, kabuklaşır. Kabuklar deriden ayrılıp düşer. Ama bu parçaların içi virüslerle doludur. Onlar tekrar başka hayvanlar a geçip, onlarda da çiçek yapar. Bu virüs sıcağa, soğuğa, güneşe, dezenfekt an ilaçlara da çok dayanıklıdır.
Virüs ayrıca ağız boşluğunda, dilde, yutakta da bozuklukl ar yapar. Çiçek ölümlere yol açar. Kümesler kalabalık, rutubetli, kirli ve soğuk ise ölenlerin sayısı fazla olur.
  Çiçek iki şekilde ortaya çıkar :


  1-Deri Çiçeği Şeklinde
Sakal, ibik, yüz, ağız ve göz kenarları ile tüysüz deride küçük kabarcıklar yapar. Gaga kenarlarında da görülür. Hayvan ağzını açamaz, besleneme z, verimi düşer.
Bu şekilde çiçekte ölüm olayı nadirdir.
 
  Resim 8: Yüzde çiçek bozukluğu
  2-Difteri Şeklinde
Ağız boşluğu, dil, yutak, yemek ve soluk borusunda üstü gri-sarı renkli zarlar oluşur. Bunlar bütün bölgeyi kaplayabi lir. Tutulup kaldırılırsa altı kanar. Kötü kümeslerde yüzde 50' ye varan ölümler görülür.
Teşhis laboratuv ar incelemel eri ile kesinleşir. Bunun için laboratuv ara yeter sayıda hayvan götürmelidir.
   
Resim 9: Ağız boşluğunda çiçek bozukluğu

 
Tedavi
Özel bir ilacı yok. Hastalar hemen ayrılır. Kabarcıkların ve zarların üzerine gliserin iyode sürülür. Ağız boşluğundaki zarlar pens ile dikkatlic e kaldırılır, yerine gliserin iyode sürülür.
  Aşı yapılabilir
Hastalık çıkan kümeslerde güvercin çiçek aşısı uygulanır.
Sağlam kümeslerde 1,5 – 2 aylık iken tavuk çiçeği aşıları uygulanır.
Çiçek aşıları hayvanların bacak derisine fırça ile sürülerek yapılır veya kanat zarına iğne batırılarak da yapılabilir.
Aşılamadan sonra üç hafta içinde bağışıklık başlar ve 1 yıl sürer. Güvercin çiçek aşılarının verdiği bağışıklık 3-4 ay sürer.
  Kümes Hayvanlarında Aşı Uygulamal arı
•  Aşı bir ilaç değildir. Hayvanları çeşitli hastalıklardan korumak üzere hazırlanmış biyolojik bir maddedir. Kümes hayvanlarında ortaya çıkan bir çok hastalığın ilaçla tedavisi yoktur. Bu hastalıklara karşı hayvanlar ancak aşılama yolu ile korunabil ir. Fakat aşı uygulamal arından istenilen faydayı temin edebilmek ayrıca aşıların bir takım olumsuz etkilere yol açmaması için bazı hususlara dikkat etmek gerekmekt edir. Bunlar maddeler halinde kısaca sıralanacak olursa :
•  Aşının kullanma talimatla rına uyulmalı , aşıyı uygulayac ak olanlar uygulamad an önce kullanma talimatla rını dikkatle okumalıdırlar.
•  Günü geçmiş, kaçak, etiketsiz, soğukta muhafaza edilmemiş aşılar kullanılmamalıdır
•  Aşılar güneş ışınlarından , ani ısı değişikliklerinden korunmalı, buzdolabında +4 0 C' de muhafaza edilmelid irler.
•  Aşıları uygulayac ak olan şahıslar temiz tulum, başlık, eldiven giymeli ve sprey aşılamalarında ağız burun maskesi kullanmalıdırlar.
•  Sprey aşılamalarında kullanılacak aletlerin amacına uygun olarak çalışıp çalışmadığı dikkatli bir şekilde kontrol edilmelid ir.
•  İçme suyu yolu ile uygulanac ak aşılarda kullanılacak su klorsuz olmalı ayrıca dezenfekt an, deterjan, sabun içermemelidir.
•  Aşılar sadece sağlıklı hayvanlar a uygulanır. Kümeslerde bir hastalık durumu söz konusu ise veya kümes şartlarında bir problem varsa asla aşı uygulaması yapılmamalıdır.
•  Aşılama sırasında hayvanları hırpalayacak hareketle rden kaçınılmalı, acele edilmemel idir.
•  Aşıların hayvanların hepsi tarafından ve yeterli miktarda alınması sağlanmalıdır.
•  Yarım kalmış sulandırıldıktan sonra 3-4 saat geçmiş aşılar kullanılmamalı, canlı aşılar sulandırıldıktan sonra en fazla 2 saat içerisinde kullanılmalıdır.
•  Boş aşı şişeleri etrafa atılmamalı bir yerde toplanmalıdır.
•  Aşılar, burun-göz, gaga daldırma, sprey, içme suyu, kanat zarına batırma, enjeksiyo n tarzında uygulanab ilirler. Gerek uygulama yolları gerekse aşılama programla rı için Veteriner Hekimlere danışılmalıdır.
•  Aşılama türüne göre değişmek kaydıyla aşılamadan yaklaşık 15-20 gün sonra yeterince hayvandan kan alınarak bağışıklık durumunu kontrol etmek amacıyla bir laboratuv ara gönderilmelidir. Eğer yeterli bir bağışıklık durumu tespit edilmemiş ise uygun bir süre sonra aşı uygulanma sı tekrarlan malıdır.
•  Aşılama öncesinde ve sonrasında hayvanlar a vitamin-mineral madde uygulaması yapılabilir.
  3- Mantar Hastalıkları :
Başta, ibiklerde, sakal ve yanaklard a yayılan kellikler meydana getiren hastalıklardır. Mantar dediğimiz etken, bir hastalık sebebidir . Mantarlar deride ve iç organlard a yerleşip bozuklukl ar yaparlar.
  Nasıl bozuklukl ar
Deride kepeklenm e ve kabuklanm a olur. Kıllar dökülür, ibikler kalınlaşır, morarır, parçalanır. Hayvanlar da pis bir koku oluşur.
Hayvan halsizleşir, zayıflar, verimi azalır.
İç organlara yerleşenler, akciğer ve beyinde bozukluk yaparlar:
Hızlı solunum, güç nefes alma, titreme, felç, kendi etrafında dönme, ishal gibi belirtile r oluşur.
Ergin hayvanlar ölmezde, iyide olmaz. Ama verimleri düşer.
Bazı mantarlar tozlu hava ile, nefes alırken vücuda girer. Bazıları da yumurtanın kabuğundaki delikçiklerden içeri girer.
Teşhis laboratuv arda yapılır.
Tedavi zordur, ucuz değildir. En iyisi hastalığın çıkışını önlemektir. Onun içinde temizlik ve dezenfeks iyon başta gelir. Kümeste hava cereyanı olmamalıdır. Hasta olanlar derhal kümesten ayrılmalıdır.
  4- Paraziter Hastalıklar
  a) Koksidiyo z (Kanlı ishal)
Kanatlıların barsaklarında yerleşen bir parazit var. Bunlara Eimeria denir (aymerya). İşte hastalığı bu Eimeriala r yapıyor. Koksidiyo z, bir kümese girdiğinde hayvanları kırar geçirir. Korkunç bir salgın yapar, çok sayıda ölüme yol açar.
Genç hayvanlar daha hassastır. 4-6 haftalık olanlar bu hastalıktan çok etkilenir ler.
  Bulaşma ağızdan olur
Hasta hayvanların dışkısı ile çıkan parazit yumurtası (oosit) başka hayvanların ağzından girer, bağırsağına ulaşır. Bu yumurtala rı kümesten kümese , insanlar da ayakkabı, elbise, malzeme ile taşırlar. Hatta böcekler ve kuşlar da bu oositleri taşıyabilirler. Hastalıklı bir hayvanın dışkısı ile çıkan her oosit hastalık yapmaz. Bunun için sporlanma dediğimiz bir döneme girmesi gerekir. Sporlanma olabilmes i de ısı ve rutubete bağlıdır. Uygun ısı ve uygun nem yoksa, sporlanma olmaz. O zamanda oosit hastalık yapacak güce erişemez.
Islak altlık zararlıdır
Bir kümeste altlık kuru ise, koksidiyo z yapan oosit sporlanam adığı için, ölür gider. Hastalık kolayca çıkamaz. Tavuklar sık değilse , kümeste sıkışıklık yoksa, hastalık ihtimali azalır. Kalabalık kümeslerde bulaşma kolay olur.
Hasta hayvanların dışkısı suludur. İçinde kan lekeleri vardır. Bazen portakal renkli sümüksü bir dışkı görülür. Kanatlar düşer, hayvan kambur durur, tüyleri kabarır. Hayvanlar oturur şekildedir. Birbirler ine sokulup kümeleşirler.
 
Resim 10: Koksidiyo zlu bir tavuk
  Teşhis laboratuv arlarda olur. Uzmanlar dışkıda oosit ararlar, bağırsakları mikroskop ta incelerle r.
  Hemen tedaviye geçmelidir.
Çeşitli ilaçlar kullanılarak tedavi edilebili r. Veteriner hekimler uygun ilaçları tavsiye eder. Yem ve su ile verilen ilaçlar etkili olur.
 
Önceden, antikoksi diyal ilaçlar kullanalım mı ?
Koksidiyo zu önleyici ilaçlar, hastalık çıkmadan da kullanılabilir veya bunlar yalnızca hastalık çıktıktan sonra kullanılır.
Hayvanlar koksidiyo za karşı aşılanarak bağışıklık sağlanabilir.
İstenirse bir yandan antikoksi diyal ilaçlar, bir yandan da antibiyot ikler verilebil ir
Tekrar edelim ki, kümeslerde rutubet önlenmelidir. Tavuklar sıkışık olmamalıdır, kümes havası temiz, altlık kuru olmalıdır.
  b)Tavuk Askariyaz isi (Solucan Hastalığı )
Sarımsı-beyaz renkli, 5-12 santim uzunluğunda solucanla rdır. Tavukların, hindi ve kazların ince bağırsaklarında yaşar. Dişi solucanın yumurtası dışkı ile çıkar, başka tavukların ağzından girdiğinde ince bağırsağa gidip yerleşir.
Askarit dediğimiz bu parazit bağırsakta çoğalınca ince bağırsağı tıkar. Bazen ishale yol açar. Çok fazla parazit hayvanı öldürür.
Askaritli hayvanlar zayıflar, yumurta verimi azalır.
Teşhis, dışkının ve ölen hayvanın bağırsaklarının laboratuv arda incelenme siyle olur.
  Ne yapılmalı ?
Temizlik kurallarına uyalım, genç hayvanlar la yaşlıları bir arada tutmayalım, Veteriner Hekimin tedavi ve tavsiyele rini yerine getirelim .
   
Resim 11: Bağırsaklarda tavuk askaritle ri
  c)Histomoni asis ( Karabaş Hastalığı )
Tavuk ve hindilerd e çok görülür. Hindiler için en tehlikeli hastalıklardandır. Fazlaca ölüme neden olur. Hindi yetiştiricilerini bunaltan bir hastalıktır.
Hastalığa parazitle r yol açar. Bu parazitle r ya karaciğere yerleşir ya da bağırsaklara yerleşirler.
 Bulaşma üç şekilde olur
Birincisi, parazitin yumurtası dışkı ile çıkar, oradan diğer hindileri n vücuduna geçer.
İkincisi, parazitin kendisi dışkı ile çıkar, taze dışkı içindeki bu paraziti alan hayvanlar a geçer. Yetişkin hindileri n midesinde ve taşlığında eritildiği için, bu şekildeki bulaşmada yetişkin hindiler hastalanm az. Genç hindiler hastalanır. Hem de şiddetli bir salgın şeklinde hastalık çıkabilir.
Üçüncüsü ise bildiğimiz solucanla r yardımıyladır. Parazitle r solucanın içine yerleşir. Hindi bu solucanı yiyince onun vücuduna girmiş olur.
Ölüm oranı çok yüksektir
Çok öldürücü bir hastalıktır.3-12 haftalık hayvanlar da yüksek oranda ölümlere yol açar. Hastalık belirtisi görüldükten 2-3 gün sonra ölümler başlar. Yüzde 50-100 oranında öldürür. Yaşlı hindiler daha şanslı. Onlar hastalığı atlatabil irler.
  Hastalığın belirtile ri
Hayvanlar düşkündür, dermansızdır, uyuşuktur.
Tüyleri kabarmış, kanatları sarkmış, kuyrukları düşmüştür.
Başları öne eğik vaziyette ayakta dururlar.
İshal vardır. Dışkının rengi sarı, kükürt rengidir.
Anüs ıslak ve kirlidir. İbik morarmış, hayvanın başı siyah bir renk almıştır (karabaş).
   
Resim 12: Karabaş hastalıklı bir hindi başı

  Ölen hayvanların kör barsağında kanamalar, yaralar göze çarpar. Karaciğerin üzerinde sarı-yeşil renkli bozulmala r vardır.
Teşhis için ne yapmanız gerektiğini biliyorsu nuz. Hasta ve ölü hindiler laboratua ra ulaştırılmalıdır. Orada kesin teşhis konulacak tır.
Teşhisten sonra Veteriner Hekimin önerisine göre tedavi uygulanma lıdır.
Koruma önlemlerinden en önemlisi tavuklarl a hindileri n ayrı tutulmasıdır. Tavuklar hastalığı taşırlar. Hindi palazları yaşlı hindilerd en ayrı tutulmalıdır. Tavuk bakıcıları hindileri n yanına gitmemeli dir. Onlar da hastalığı taşırlar.
Hindi kümeslerinde altlıklar sık sık temizlenm eli, çıkan altlık yakılmalıdır.
Histomona s parazitin i taşıyan diğer parazitle rle ve solucanla rla mücadele etmelidir .
   d)Kanatlıların Dış Parazitle ri
Tavukların dış parazitle rinden en önemlileri bitler, pireler ve uyuz böcekleridir. Hayvanlar a rahatsızlık verirler, zayıf düşürürler.
  Bitler
Baş biti, vücut biti, kanat biti diye yaşadığı bölgeye göre ayırıyoruz.
  Baş biti çoğaldığı zaman hayvanı öğle rahatsız eder ki hayvan yem yiyemez, uyuyamaz. Düşkünleşir verimi azalır.
  Kanat biti çok küçüktür. İnce tüyleri yerler. Sarı renkli esmer yeşilimsidir. Fazla rahatsızlık vermezler .
En yaygın ve en önemli olanı kırmızı tavuk biti denenidir . Kümeslerde güvercinlerde çok bol görülür. Armut biçiminde, kırmızımtırak siyah-kırmızı renktedir . Genç hayvanları çok severler. Hayvanı müthiş rahatsız ederler. Kaşındırırlar. Hem de bolca kan emerler. Eğer çok sayıda olurlarsa , genç kanatlıları 8-10 günde öldürürler.
      
Resim 13: Tavuk biti yumurtala
  Pireler
Bunlar da kanatlılara rahatsızlık verirler. Sayıları çoğaldıysa, mücadele etmek gerekir.
    Keneler
Aslında güvercinlere ait olan bir kene cinsi tavuklard a da görülür. Yassıdırlar. Geceleri tavuklard an kan emerler. Bir defa kan emdi mi, 4-5 sene kan emmeden yaşayabilirler.
Fazla sayıda olunca, tavukları kansız bırakır. Şiddetli kaşıntı yapar. Bulaşıcı tavuk hastalıklarını taşıdıkları için zararlıdırlar.
   
Resim 14: Tavuk keneleri

  Uyuz böcekleri
Tavuklard a uyuz hastalığına yol açarlar. İki çeşit uyuz böceği vardır:
  1- Kireç ayak uyuz böceği
Kanatlıların ayaklarında kireçlenme yapar. Onun için bu adı alır. Parazit kireçli kabuklar yapar, bunun altından cildi deler, iltihap meydana getirir. Topallık vardır. Ayaklar anormal bir görünüm alır.
   
Resim 15: Kireç ayak
  2-Vücut uyuz böceği
Kanatlıların tüylerinin diplerind e yaşar. Tüyleri döker, deride iltihapla nma yapar. Şiddetli kaşıntı ile hayvanı rahatsız eder.
  Dış parazitle rle savaş
Barınaklar akarisit ilaçlarla dezenfekt e edilir. Badana çok yararlıdır. Yemlikler iyice temizlenm elidir.
Tavuklar parazitle re karşı toz, serpme, banyo şeklinde akarisit ilaçlarla ilaçlanır.
  Yem Toksikasy onları (Zehirlenm eler )
Hayvan, yemi hayvansal ürüne çeviren canlı bir makinedir . Yem girer, et çıkar, yumurta çıkar, civciv çıkar. Yem ne kadar iyi ve kaliteli olursa, üründe iyi olur. Bozuk yemler hem ürünü bozar, hem de canlı makineyi. Yani tavuğu, pilici, hindiyi hasta eder. İşte konumuz yemlerin yol açtığı bu bozuklukl ar:
  En önemlisi: Mikotoksi nler
Bunlar, besinleri n ve yemlerin küflenmesi ile meydana gelen zehirli maddelerd ir.
Küf mantarları yemlerin tadını bozar. Küflenme olunca mantarların sporları yaygınlaşır. Bunlar da besinleri zehirli hale getirir. Böyle yemler tozlu ve lifli görünür.
    Ortam uygun olursa…
Yemlerde mantarların üreyip mikotoksi nlerin oluşabilmesi için ortamın uygun olması lazımdır.
  Bunlardan birisi rutubet : Hasat zamanı ıslanan ve ıslak kalan yemlerde mantar ürer. Rutubetli yerlerde saklanan yemler de böyledir.
  Isı da önemli faktördür . Mantarlar genellikl e 20-30 derece arasında üreme gösterir.
Üreme için oksijen gerekir, asitli ortam gerekir, dane yemlerin kırılmış olması üremeyi kolaylaştırır.
Mikotoksi nler uygun ortam bulduklarında bazı yemlerde hem kolay ürer, hem de çok ürer.
Bu yemler: Mısır, arpa, buğday, pirinç, pamuk tohumu, soya fasulyesi, yer fıstığı, fındık, ayçiçeği tohumu gibi maddelerd ir. Bunlardan yapılan karma yemlerde mantarlar gelişir. Mantarlar da mikotoksi n yapar.
  Mikotoksi nin ne zararı var…
Canlının sinir sistemini bozar. Sindirim yollarında yaralar meydana getirir. Yumurtalıklarda küçülmelere yol açar. Yumurtala rın kalitesi bozulur.
Hayvanlar başka hastalıklara dayanıksız olur. Genç hayvanlar daha çok zarar görürler. Ördek yavruları en hassas olanlardır. Hemen ölürler.
  Zehirlenm e Belirtile ri
Hindileri n iştahı azalır. Yem yemezler. Uyuşukluk, kanatlard a düşme, tüylerde kabarma olur. Beyaz derili genç ördeklerin ayak ve bacaklarının derisinin altında kanamalar, morarmala r görülür. Tavukların ibikleri solgun olur.
Teşhis için şüpheli yemler laboratua ra gönderilerek muayene ettirilme lidir.
Tedavi için özel ilaçlar yoktur. Antibiyot iklerin etkisi yoktur.
Hayvanlar a temiz su ve yem verilir. Felce karşı ilaçlar verilebil ir.
  Korunma
Küflü yemlerden kaçınmalıdır. Böyle yemler asla hayvanlar a yedirilme meli, depolara alınmamalıdır.
Depolar havadar ve rutubetsi z olmalıdır. Yemlikler, suluklar temiz tutulmalı, dezenfekt e edilmelid ir.
Alınacak yemin en çok bir ay içinde tüketileceği bilinmeli dir.
Yem stoklaması yaparken usulüne uygun yığma yapmalıdır.

  SON SÖZLER
Bir hastalık geliyor, bir kısım hayvanımızı alıp götürüyor. Paramız gitmiş oluyor, zamanımız gitmiş oluyor, emeğimiz gitmiş oluyor.
Hastalığın geldiği yol belli: Pislik, kirlilik. Öyle ise bu yolu kapatacağız. Ne ile? Temizlik ile, titizlik ile, dezenfeks iyon ile. Buna uymayan yetiştirici, hastalığı kendisi davet ediyor demektir. Hastalıklar bu davete mutlaka gelir. Aman çağırmayalım...
  Tavuklard a Vitamin Ve Mineral Yetersizl iği
Hasta olduğumuzda doktor bize ilaçlar verir. Bunların içinde vitaminle r de bulunur. Demek ki vitamine ihtiyacımız var.
Her canlının vitaminle re ve de mineral maddelere ihtiyacı vardır. Civcivler in, piliçlerin, tavukların da ihtiyacı vardır. Bu maddeler az alınırsa hastalıklar ortaya çıkıyor. Bu maddeler nelerdir, eksikliğinde hangi bozuklukl ar olur? Burada bu konuları inceleyec eğiz.
Bazı maddeleri n adını ilk defa duyacaksınız. Öyle de olsa, bunların önemli olduğunu unutmayın. Vitaminle ri ve mineralle ri küçümsemeyin. Onlar olmazsa verim de olmaz.
  Verim Beslenmey e Bağlıdır
Kanatlıların beslenmes inde bazı maddeler eksik olursa büyümede düzensizlik, tüylerin gelişememesi, verimin azalması hastalıklara karşı dirençsizlik meydana gelir.
Yemlerde bulunması gereken temel maddeleri bir daha sayalım:
1- Proteinle r
2- Karbonhid ratlar
3- Yağlar
4- Vitaminle r
5- Mineral maddeler
6- Su
Konumuz vitaminle rle ilgili olduğu için, önce vitaminle ri ele alacağız. Sonra da mineral maddeleri inceleyec eğiz.
Vitaminle r
Vücudun normal ve dengeli gelişmesini sağlar. Yemlere çok az miktarlar da eklenir. Vitamin eksikliği halinde bazı hastalıklar ve bozuklukl ar ortaya çıkar. Vitaminle rden en önemlilerini burada sıralayalım:

  Vitamin A
Temel vitaminle rden biridir. Normal gelişme için gereklidi r. Gözler için gerekli bir vitamindi r.
Vitamin A yetersiz olursa, kanatlılar zayıflar. Tüyleri kabarır, yumurta verimi düşer. Kuluçka oranı düşer. Burun delikleri nden ve gözlerinden sulu akıntı gelir. Göz kapakları birbirine yapışır. İleri durumda, gözlerde peynirims i birikimle r oluşur.
   
Resim 16: A vitamini yetersizl iğinde gözlerdeki bozuklukl ar
  Yetersiz vitamin A ile beslenen tavuklard an gelen civcivler de gereği kadar vitamin A alamazlar sa sağlıksız olurlar.
Büyüme yavaştır. Tüyleri kabarık, kendileri uyuşuktur. Yürürken dengesizd ir. Bacaklard aki, gagadaki sarı renk kaybolur. İbik ve sakallar solgun renklidir . Vitamin A yetersizl iği olan kanatlıların yumurtala rında kan lekeleri görülür.
  Vitamin D
Vücuda giren kalsiyum ve fosfor bu vitamin yardımıyla işe yarar.
Kemikler için, gaga ve tırnaklar için bu vitamin gereklidi r. Yumurta kabuğunun şekillenmesi için gereklidi r. Vitamin D yetersiz olursa, raşitizma hastalığı görülür. Yumurtacı tavukların yumurta kabuğu ince ve yumuşak olur. Gaga, tırnaklar yumuşar, göğüs kemiği eğrileşir.
Hayvanlar ayaklarını iyi kullanama zlar. Yürümede zorluk çekerler. Kaburga kemikleri çabuk kırılır. Üzerlerinde tespih taneleri gibi kabartılar görülür.
   
Resim 17: Raşitizmada kemikler kolayca bükülür
  Vitamin E
Kanatlıların yumurtala rında yavrunun gelişmesi için bu vitamine ihtiyaç vardır. Yetersiz olursa kuluçka oranı düşer. Horozların dölleme yeteneği azalır. Vitamin E bakımından yetersiz beslenen civcivler de:
Beyin yumuşaması görülür. Hayvan başını tutamaz, öne, arkaya, sağa-sola bükülür. Ayaklar gerilip bükülür.
   
Resim 18: E vitamini eksikliği : Baş yana bükülmüş
Deri altında su toplanır. Ayrıca karın boşluğunda da su toplanır. Hayvan iki bacağını açık tutar.
Kaslarda soysuzlaşma meydana gelir. Göğüs kasları bozulur, boz çizgiler oluşur.
  Vitamin K
Kanın pıhtılaşmasını sağlar. Bir yaradan akan kan, bu vitamin sayesinde pıhtılaşıp durur. Onun için civciv ve piliçlerde gaga kesiminde n önce, Vitamin K vermek gerekir.
  Vitamin B1
B1 vitamini, yem ile alınan karbonhid ratları yararlı hale getirir. B1 vitamini eksikliğinde felçler görülür. Hayvanın bacakları zayıftır, yürüyemez. Ayaklarını bükerek oturur. Yıldız sayar gibi, başını arkaya çekerek bakar. Tüyleri kabarır, zayıflar. Sonunda ölür.
  Vitamin B2
B2 vitamini de civcivler in büyümesinde önemlidir. Vitamin B2 eksik olursa, hayvan zayıflar. Parmak uçları kıvrılır, kanatları düşer. Hayvanlar sürekli yatmak ister.
   
Resim 19: B2 vitamini yetersizl iği belirtile ri
  Pantoteni k asit
Kuluçkalama için gereklidi r. Eksikliği ağız kenarında kabuklanm alar yapar. Göz kapaklarının kenarları kabarcıklı ve kabuklu olur. Ayak altları çatlar, deri soyulur.
 
Resim 20: Pantoteni k asit yetersizl iği : Ayakların durumu
  Vitamin B6
B6 vitamini yetersiz ise, iştahı azalır, hayvan zayıflar. Ayaklarında kasılma ve çarpılma görülür.
  Vitamin B12

B12 Vitamini yetersizl iğinde büyüme yavaşlar. Yem tüketimi düşer. Kuluçka oranı düşer. Buraya kadar saydıklarımızdan başka vitaminle r de var. Her birinin eksikliği çeşitli bozuklukl ara yol açıyor. Verim düşüyor, ayaklarda çarpılmalar oluyor, gelişme yavaşlıyor, ishal görülebiliyor, tüyler karışık duruyor. Teker teker ele almayıp, adlarını yazsak yeterli olur. Önemli saydığımız diğer vitaminle r şunlardır:
Folik asit
Nikotinik asit
Biotin
Kolin
Vitamin C
Inositol
Vitaminle r hakkındaki bu bilgilerd en sonra, yemlerde bulunması gereken diğer maddelere sıra geldi. Bunlar da mineral maddeler. Bakalım neler var?
  Mineral Maddeler
Canlıların dokularında yer alırlar. Bazılarına makro elementle r denir, bazılarına iz elementle r denir. Ayrı ayrı anlatalım:
  Makro elementle r:
  Kalsiyum ve fosfor : İskeletin yapısında önemli bir yer tutarlar. Yumurtlay an hayvanlar da yumurta kabuğu için mutlaka gereklidi r.
Barsaktan emilebilm esi için D vitaminin e ihtiyaç vardır. Eğer D vitamini yeterli değil ise, kalsiyum ve fosfor da yeterli olamaz. Bu durumda RİKETSİA hastalığı meydana gelir, yumurta verimi düşer. Yumurta kabuğu incelir. Hayvanlar birbirini gagalar, tüy yer (Kanibaliz m).
  Magnezyum: Bütün dokularda ve kemikte bulunur. Vücut gelişiminde önemli yeri vardır. Eksikliğinde gelişme yavaşlar ve zamanla durur. Civcivler ölür.
  Sodyum, Potasyum, Klor: Hayvansal besinlerd e sodyum fazladır, bitkisel besinlerd e potasyum fazladır. Sodyum eksikliğinde gelişme yavaşlar, göz bozukluğu olur. Hayvanlar yem yiyemez. Yumurtala r küçülür. Fazlası da iyi değildir. Bu sefer de zehirlenm e yapar.
Potasyum eksikliğinde kaslar zayıflar.
  İz elementle r:
  Demir: Karaciğerde ve dalakta depo edilir. Demir eksikliği az görülür.
  Bakır: Bakır, demirin bağırsaktan emilmesin e yardımcı olur. Bakır eksikliği kansızlık yapar.
  Çinko: Büyümeyi sağlar. Kıl, tüy, kemik içerisinde yer alır. Azlığı halinde tüyler gelişemez. Eklemler şişer. Ayak derisi pul pul dökülür.
  Manganez : Üreme için, büyüme için, kemikleri n yapılması için gerekir. Yumurta kabuğunun yapısında yer alır. Manganez eksikliği varsa, bu tavukların civcivler i hareketsi z olurlar. Başları öne kıvrıktır.
  Selenyum: Bazı topraklar da fazlaca selenyum bulunur. Burada yetişen bitkilerd e de fazla olur. Bunlarla yapılan yemler tavukları zehirleye bilir. Canlılar için gerekli bir iz elementid ir. Ama fazlası zararlı olabilir. Eksikliği de vücutta bozuklukl ar yapar.
KAYNAK: http://www.cinarziraat.com

muhsin5791

  • Ziyaretçi
Ynt: GENEL TAVUK HASTALIKLARI
« Yanıtla #1 : Şubat 13, 2009, 11:44:05 ÖÖ »
Bahtiyar Abi ,

Eline koluna sağlık .

bahtiyar02

  • Ziyaretçi
Ynt: GENEL TAVUK HASTALIKLARI
« Yanıtla #2 : Şubat 13, 2009, 06:55:36 ÖS »
çok teşekkür ederim dostum